• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

YOZLAŞMA MANTIĞI VE KİĞI

SEMA GEDLEÇ

SEMA GEDLEÇ

E-Posta : haberci12@gmail.com


19.Yüzyılda Osmanlı Devletinde yaşamış adını hatırlayamadığım bir İngiliz ajanın hatıralarını okumuştum.

Der ki bu ajan; gelenek göreneklerine, örf ve ananelerine bağlı, dini duyguları gelişmiş ve Allahtan korkan, birbirleriyle iyi ve kötü günde kenetlenen bir toplumu, topla tüfekle, savaşla yıkamazsınız…

O toplumu ancak bu değerlerinden koparır, manevi bağlardan uzaklaştırıp, zevk ve eğlenceye düşkün hale getirirseniz yıkabilirsiniz…

Bu çok önemli bir tespit…

Bir toplumun birliğini yıkmayı hedefleyenlerin, insanları birbirinden uzaklaştırıp, parmağında oynatmanın en kestirme yolu…

Bu amaca hizmet edebilecek yollar neler?
Biraz düşünelim mi?

İlk önce hedefe çocuklar ve gençler alınır.
O çocukların ve gençlerin kendi örfünden, manevi değerlerinden uzaklaştırmak için uğraşılır.
Marka tutkunu, maymun iştahlı, her gördüğünü almak isteyen, doyumsuz hale getirilir. Giydiği kıyafetin etiketi, kullandığı telefonun, bindiği arabanın markası ile değer kazandığı ya da değer kaybettiği duygularıyla büyüyen birer yetişkin olur.

Büyüğe saygı yanında sigara içmekle mi olur düşüncesi, karşısında rahat oturmakla saygısızlık olmaz düşüncesi benliğine yerleştirilir…

“Benim annem-babam arkadaşım gibidir” diyen evlatlar,  ya da “ben evladımın arkadaşıyım” diyen  analar babalar bir zaman sonra aradaki saygının kalktığını farkeder…
Ama uçan kuş misali bir daha geri gelmez o saygı…!

Bir yalandan bir şey olmaz denir…
Önce beyaz sonra pembe olan yalanlar, en sonunda kapkara bir bulut olur ve felaketleri peşinden getirir aileye ve topluma…

“Benim kalbim temiz” denerek dinden uzaklaşma, bir de bakarsınız ki, Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz hale getirir insanı….

Bütün bunlar, bir toplum içinde birkaç kişide yaşanır olsa, denilir ki bir kasa elmanın içindeki çürüklerdir…
Ama toplumun her kesiminde yaşanıyorsa aynı şeyler, bir kasa içinde çürük elma var demek değildir.
Kasa içindeki elmalara çürümesi için müdahale edilmiş demektir…

Maalesef bizim toplumumuza da bu şekilde müdahaleler edildi ve edilmeye de devam ediliyor…!

Bazen bu müdahalelere,  masum insanlar “kullanılarak” alet ediliyor…
Bu durum bazen kumar, bazen içki, bazen de sömürülüp kullanılan kadınlar şeklinde olabiliyor…

Böylece toplum kendi benliğinden yavaş yavaş uzaklaşıyor…

Bu yazdıklarımın, her an her yerde yaşandığını görmek mümkün…

Bazen İstanbul’un göbeğinde, bazen de Kiğı’nın içinde….!

Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, büyük bir şehrin bu şekilde yozlaşmaya ihtiyacı yok…
Kendini korumayı bilir.
Ama kendi halinde bir şehrin, kendi halinde bir ilçesi…?

Kiğı, kendini yozlaşmaya karşı koruyabilir mi?

Toplumu  yavaş yavaş kendi benliğinden, maneviyatından uzaklaştıracak, toplumun ahlakını değiştirip yozlaştıracak, toplumu çürütüp değerlerini bitirecek tehlikelerle nasıl baş edebilir ki?

Kiğı’nın kendini korumaya ve etrafındaki tehlikeleri fark etmeye ihtiyacı var…

Hatta, kendi toplumuna gelmiş, sömürülmüş ve sömürülmeye devam edilen insanları topluma temiz bireyler olarak kazandırabilmeli Kiğı…!

Güzel ilçem Kiğı’nın, yozlaşmaya karşı dik durmaya ve bunu herkese göstermeye ihtiyacı var….!

 

 

 

 

 

 

 

 

İzlenme: 1228 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ