• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

HAFIZA-I BEŞER

SEMA GEDLEÇ

SEMA GEDLEÇ

E-Posta : haberci12@gmail.com

Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur demiş atalarımız.
Yani İnsanoğlunun hafızası unutmak ile sakatlanmıştır…
Diğer bir deyişle; hafıza unutmaya meyillidir ve bu onun bir kusurudur…

Neleri unutmuyoruz ki…?
Unutmak zorundayız da...
  Ama yaşananları unutmadan önce alınacak dersleri ve tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri almalı, bizi aşan durumlarda  da tepkimizi ortaya koyup takipçisi olmalıyız…

Mesela geçen hafta yaşadığımız Soma Faciası…
Mesela Türkiye’nin her yerinde sık sık yaşanan depremler gibi…

Bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini bebekler bile doğarken biliyor artık… Ama bununla nasıl korkmadan yaşayabileceğimizi çoğumuz bilmiyoruz maalesef…
Bilmiş olsaydık sarsıntı yaşar yaşamaz canımızı pencereden atmaya, evlerimizden bir an önce kurtulmaya çalışmazdık….

Korkuyoruz depremlerden…  İnsan bilmediğinden, güvenmediğinden korkar… Nasıl yeneceğini bilmediği tehlikeyi düşman olarak görür…. Rahmetli Ahmet Mete Işıkara’nın hep söylediği bir söz vardı…”
Depremler değil, binalar öldürüyor” diye…
Çok doğru; biz binalarımıza güvenmediğimiz için korkuyoruz……. Yaşadığımız mekanlara güvenmeliyiz…
Güvenmek için de depreme dayanıklı yapılıp yapılmadığını bilmeli, kontrol edebilmeliyiz…

Yalnız binalar da değil, bizlerin cehaleti de öldürüyor…
Her insan kendini yetiştirmeli önce…
Bir sarsıntıyı nasıl karşılaması gerektiğini öğrenmeli…
Tedbirlerini olağan yaşantısı içine katabilmeli…
Hazırlıklı olmalı yani…
Sadece kendisi için değil, sevdikleri için, eşi, çocukları, ana-babası, kardeşleri ve etrafındaki insanlar için de…

Bunları sadece depremler yaşandığı zaman konuşup hatırlıyoruz…
Çok değil 11 yıl önce Bingöl’de depremi gördük…
En az 176 kişiyi kaybettik…
Yatılı okulda ölen 84 çocuğumuzu bizler unuttuk ama aileleri…?

İstanbul, büyük depremini bekliyor… 
Sadece bekliyor….
Misafir bekler gibi bekliyor…

Belediye ve valilik “Güvenli Yaşam Seminerleri” düzenledi geçtiğimiz yıllarda…
O kadar az katılımcı oldu ki…
Tepkisiz, ilgisiziz…
Oysaki söz konusu olan bizleriz…
Bizim ve sevdiklerimizin canları….

Yine İstanbul’da inşaatlarla ilgili yeni uygulamalar, yönetmelikler çıktı… Denetimler yoğunlaştı…

Bir felaketle öğreniyoruz ki; Soma’daki maden ocağının sahibi, 20 katlı binasını 47 kata çıkarabilmiş, inşaat alanını 3 kat artırarak bir milyar dolar rant sağlamış…
Bunlar İstanbul’un göbeğinde olanlar…

Yönetmelik ve denetimler  kimler  için işliyor…?

İstanbul Depreminden kaçıp kendi memleketimize mi yerleşsek diye düşünüyorum bazen…

Sonra “Yok canım…
Zaten biz İstanbul’a yerleştiğimiz yıllarda Bingöl’de büyük bir deprem yaşanmış. Olmaz” diyorum….

İstanbul’da kalıp depremi mi beklesek diye düşünüyorum sonra…
“O da tehlikeli… Baksana binalara nasıl güven duyalım…
Kendi evimize güvensek başka yerde yakalanma ihtimalimiz de var…
Orası nasıl yapıldı bilmiyoruz ki” diye düşünüyorum…

Yaşadığımız yer deprem kuşağında, doğduğumuz yer deprem kuşağında…!

Sonra canımızı Allah’a emanet edip depremi unutuyorum….

Hafızamızın sakat yönü devreye giriyor ve unutmanın mutluluğunu yaşıyorum…

Hepimizin yaptığı gibi…..!

                

İzlenme: 998 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
414 hit, 125 ziyaretçi, 141 ziyaret
Bu ay:
4699 hit, 1972 ziyaretçi, 2388 ziyaret
Toplam:
765305 hit, 241444 ziyaretçi, 335374 ziyaret