• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Maruf Ataoğlu da herkes gibi memleketini özlüyor

Ramazan GÜNTAY

Ramazan GÜNTAY

E-Posta : ramazan.guntay@gmail.com

 

Sevgili dostum, doğduğum toprakları ne kadar çok sevdiğimi ve oraları ne kadar çok özlediğimi bilirsin. Aynı özlemle yaşamını süren babam da memleketini çok severdi ve bu yüzden de hayata gözlerini kapadığında, oraya defnedilmek istemişti. Biz de isteğini yerine getirmiş ve köy mezarlığımızda dedem ile amcamın arasına defnetmiştik. O günden beri de hemen her yıl o toprakları ziyaret eder, hem memleket hasretimi giderir, hem de babamın başucuna oturur, içimi döker, özlem dolu gözyaşlarımla toprağını ıslatırdım.

 MARUF’UN YÜREK YAKAN ŞİİRİ

 Geçenlerde yıllar önceden tanıştığımız bir işadamı hemşehrim olan Maruf Ataoğlu beni aradı ve bir araya gelmemizi istedi. Ben de uzun zamandır kendisini görmemiştim. Bir akşam iş çıkışı, Beylikdüzü’nde bulunan işyerinde onu ziyaret ettim. Birlikte oturup hem yemek yedik, çay içtik ve memleketimizi konuştuk. Sohbet sırasında gördüğü rüyalardan da bahsetti ve o rüyaların etkisiyle yazdığı şiirlerden bazı dörtlükler okudu bana. “Memleketimi özledim” başlıklı şiirinde sanki benim de duygularıma tercüman olmuştu. İşte o güzel şiir:

 

“Sana minnettarım İstanbul sen hoş gör beni

Yaş dayandı elliye özlem sardı yüreğimi

Sundun bana dünyadaki tüm nimetleri 

Yurdumu özledim ne olur bırak beni  İstanbul

Biliyorum dünyanın incisin sen

Asya ve Avrupa kıtasını sinende birleştiren

Bizans’a, Roma’ya, Osmanlıya payitahtlık eden

Çoligimi özledim ne olur bırak da  gideyim Ben

Yüreğimin dallarını vermişim sana ben

Baranım, Baverim senindir zaten

Bize yaptıkların için minnettarım sana Ben

Bingölümü  özledim ne olur bırak da gideyim ben…”

 

Sohbetimizde memleketimiz için neler yapabiliriz, onu da konuştuk. Ben, Bingöl’ün ağırlıklı olarak istihdam artırıcı yatırımlara ihtiyacı olduğunu, bunun da, bölgemizin doğal yapısının hayvancılığa elverişli olmasından dolayı ağırlı olarak süt ve süt ürünleri üreten bir tesis olması gerektiğini söyledim. Kendisi de benim görüşlerime katıldığını söyledi.

Maruf Ataoğlu, bu konuşmayı yaptığımız günden birkaç gün sonra işleri için Irak’a gitti. Sanırım bugünlerde dönmüş olacak. O günkü konuşmamızda döndüğü zaman da bir araya gelmek ve bazı çalışmaları birlikte yapma kararı almıştık.

 ‘ZAZA KIZI NEREDESİN’

 Tam kalkacağım sırada bir şiirinden birkaç mısra söyledi. Ben de biraz önce okuduğunuz şiirle bu şiirini bana göndermesini istedim. Sağ olsun beni kırmadı ve gönderdi. İkinci şiirini okuyanlar, “Maruf bey herhalde memleketinden ayrılmadan önce orada bir kıza aşık olmuş, bu şiirinde onu anlatıyor” diyebilir. Ama öyle değil. O, doğduğu topraklara, neredeyse unutmak üzere olduğu “Zazaca”ya olan aşkını anlatıyor aslında bu şiirinde. “Neden mi” diye sorarsan, kendimi örnek verebilirim. Ben de yazılarımda çoğunlukla vuslata erememiş aşklar, sevgiden bahsederim. Benim aşkım baba topraklarım, sevgim de tüm insanlığa duyduğum sevgidir. Bu konuyu hatırlarsan daha önce de kaleme almıştım. Satırlarımı, Ataoğlu’nun “Zaza kızı neredesin” başlıklı, yürek yakan şiiriyle noktalamak istiyorum:

 “Selvi boylu zaza kız, neredesin sen

Sensiz aşkı yaşayamam ki ben

Yaşayamadan aşkı göçüp gidiyorum elden

Çık karşıma, gel zaza kızı neredesin

Evlendim sensiz karıştım çoluk çocuğa

Yıllarım geçti gitti bu gurbet diyarında

Özlem duyuyorum çabakçura ve sana

Gel kucakla götür beni zaza kızı neredesin Sen.”

 

 

 

 
 

İzlenme: 2791 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1294 hit, 693 ziyaretçi, 789 ziyaret
Bu ay:
4620 hit, 2101 ziyaretçi, 2588 ziyaret
Toplam:
777986 hit, 245732 ziyaretçi, 341666 ziyaret