• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

İNSAN OLABİLMEK

Ramazan GÜNTAY

Ramazan GÜNTAY

E-Posta : ramazan.guntay@gmail.com

 

Sevgili dostum, yine uzun zamandır yazamadım. Kusura bakma. Y
azacak o kadar çok şey var ki, hangisinden başlayacağımı bilemedim. Notlar aldım, alıntılar yaptım ama hepsi bir kenarda kaldı. Son günlerde arkadaşlar arasında “insan olabilmenin” değerini konuşuyoruz hep. Bu akşam bilgisayarın başına geçtim ve “ne yazsam acaba” diye düşünmeye başladım. Bu arada dosyaları, klasörleri karıştırırken Akşam Gazetesi’nin Çukurova Bölge Temsilcisi iken yazdığım bir yazım gözüme ilişti. O yazıyı sizinle paylaşmak istedim. İşte “insan” olabilmeyi dile getirmeye çalıştığım o yazım:

Rahmetli babam, “Oğlum arkadan küfrettirmek çok kolaydır. Çık sokağa çevrendekilere bir kere söv, öldüğün gün herkes arkandan küfreder. İş o ki, öldüğün gün arkandan (Allah razı olsun iyi insandı) dedirtmektir” diye bize nasihat ederdi...

O günlerde belki babamın söylediklerine pek kulak asmamıştım. Halk arasındaki deyişle, “Bir kulağımdan girmiş, diğerinden çıkmıştı.”

Yıllar geçtikçe ve yaşadıklarım sonunda ne kadar haklı olduğunu gördüm. Babam günümüz ölçülerine göre cahil biriydi. Okuma yazmayı asker ocağındaki “Ali Okulu”nda öğrenmişti. Ama hayat tecrübesi ve yaşadığı zorluklar onu adeta bir filozof yapmıştı. Hoş, benim kuşağımdaki hemen herkesin babası biraz bilge ve filozoftur zaten...

‘Daha iyi yaşayabilmek’

Evet, acaba biz arkamızdan “Allah razı olsun iyi insandı” dedirtebilecek miyiz? Bunun için neler yaptık veya yapıyoruz, hiç düşündük mü?

Sanmıyorum.

Ben de dâhil hemen hepimiz, “Acaba yarın daha iyi yaşayabilmek için neler yapabilirim” hesabının içindeyiz ve çevremizde olup bitenlere yabancıyız.

Oysa Yunus Emre, “Bir kez gönül yıktın ise kıldığın namaz, namaz değil” şeklindeki dizesiyle bize insan olmanın gereğini hatırlatıyor.
rnYüce dinimiz de bize sevgiyi, kul hakkını kollamayı tavsiye etmiyor mu?
rnYanlış hatırlamıyorsam Yüce Peygamberimiz de bir Hadis-i Şerifi’nde, “Allah, huzuruna gelen bütün kullarının günahlarını affeder. Sadece biri hariç. O da kul hakkını yiyendir” demiştir.

Peki, biz ne yapıyoruz? Hemen her gün bir yakınımızın kalbini kırıyoruz, gönlünü yıkıyoruz ve geride bıraktığımız yıkıntılara bir daha dönüp bakmıyoruz. Sonra da sıkıştığımızda bize yardım etmedikleri için onları kınıyoruz. Buna hakkımız var mı?

Paylaşmasını bilmek

Kelimenin tam anlamıyla “insan” olabilmenin mücadelesini verebiliyorsak ne mutlu bize...
Veremiyorsak yazıklar olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden... Ama inanıyorum ki, hepimiz bunun kavgasını veriyoruz.
Yalnız biraz daha fazla çaba harcamamız gerekiyor...

Düşene, yardıma ihtiyacı olana elimizi uzatmaktan kaçınmamalıyız... Elimizdekini, gönlümüzdekini paylaşmasını bilmeliyiz...
Paylaşalım ki, ihtiyacımız olduğunda da bize eller uzansın, başkaları da bizimle paylaşsın...

Bir zamanlar cami imamı olan bir arkadaşım, “Eğer sizden Allah rızası için sadaka isteyen dünyanın en zengin kişisi de olsa vermelisiniz” demişti.
rnBen de itiraz etmiştim, “Yahu arkadaş, o adamın paraya ihtiyacı yok ki verelim” diye.

O da, “Sen ver. Çünkü o senden Allah rızası için istiyor.
rnO para, onun ihtiyacı olmasa da yine de ihtiyaç sahibini bulur.
Bundan sakın şüphe etme” diye açıklama getirmişti sözlerine...

“Ne ekersen onu biçersin” sözü de bu düşüncelerimi doğrulamıyor mu?

Onun için gelin dünyaya insanlık ekelim, dostluk, sevgi, kardeşlik ekelim...

Ektiğimiz fidanlar yeşersin, dünya bir dostluk, sevgi ve kardeşlik ormanına dönsün...

Eğer böyle yaparsak bir müddet sonra çevremizdeki insanların mutlulukla güldüklerini, hayat dolu oldukları göreceğiz...

Bunu görmek de büyük mutluluk olmalı bizler için...

Yanlış mı düşünüyorum?!...

 

İzlenme: 907 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ