• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Fırsat buldukça doğayla baş başa kalmalıyız…

Ramazan GÜNTAY

Ramazan GÜNTAY

E-Posta : ramazan.guntay@gmail.com

 

 

Sevgili dostum eskisi kadar olmasa da yine uzunca bir süre yazamadım. Artık sana, yazılarımı aksatmama sözü vermeyeceğim, çünkü tutamıyorum. Son yazımda sana annem ve halamın rahmete kavuşması üzerine yaşadıklarımdan söz etmiştim.
Onlardan sonra iki yakınımı kaybettim, Ankara’daki korkunç saldırıda da uzaktan akrabam olan iki kişiyi, haftası dolmadan bir de genç bir kuzenimi kaybettim.
Peş peşe yaşadığım acılar beni perişan etti.
Halimi gören amirlerim biraz uzaklaşmam gerektiğini söylediler.
Ben de onları dinledim ve kendimi doğanın kucağına attım.

Yıllar önce birkaç kez gittiğim Sapanca Mahmudiye’deki Yayla Alabalık Tesisleri’nde konaklama imkânı olduğunu öğrenince de soluğu orada aldım. Yöneticilerinin ve çalışanlarının sıcaklığı, olağanüstü hizmetleri beni çok mutlu etti.
Sonbahar olduğu için yatılı müşteri pek yoktu.
Ancak, hemen her gün onlarca Arap müşteri tesisin güzelliğini yaşıyordu.

 

ŞELALE VE İSTANBUL DERESİ DİNLENDİRDİ

 

Tesisin müdürü Suat Bey, garsonları Celil ve Mehmet, aşçıları Ejder ve Tahsin, isimlerini bilmediğim birçok çalışanı ile çok güzel vakit geçirdim. Hele mutfaklarına diyecek yok. Kahvaltısı bir başka güzel, yemekleri çok daha güzel…

İlk gün bol bol çay içip akşam da yemeğimi yedim ve akşam saatlerinde odama çekildi. Karanlığın çökmesiyle birlikte doğanın sağlık veren havasını içime çekmeye başladım. Yakınlardaki şelalenin ve tesislerin ortasından geçen İstanbul Dere’den akan suyun sesi beni daha ilk akşamdan dinlendirdi.

İkinci günün akşamı garson Mehmet’in maceralarını dinlemek de beni mutlu etti. Gözlerinde tavukkarası olan Mehmet, bazen yoldan geçenlere, bazen de otobüs ve minibüslerle yaşadığı kazaları, hoş bir ses tonuyla anlatarak bizleri güldürmekten geri durmadı.

Sapanca merkezini adeta göle döndüren sel felaketi tesisleri de neredeyse yerle bir etmişti. Ama çalışanları ve gelen ustalar kısa sürede tesisi eski haline olmasa bile gelenlerin geri dönmeyeceği bir hale getirmişti. Kış bitmeden de eskisinden güzel bir hale getireceklerini söylüyorlar.

 

SİZE DE TAVSİYEM, KOŞUN DOĞAYA

 

Evet, sevgili dostum, kısa bir süre kaldım ama bedenimdeki bütün yorgunluğu üstümden attım. Sorunlardan, sıkıntılardan uzak bu günlerde kendime geldim. Gerçekten insan fırsat buldukça kendini doğanın kucağına atmalı.

İstanbul’un yoğun trafiği, havasının kirliliği ve hayat şartlarının ağırlığı insanı canından bezdiriyor. O yoğunlukta insan öyle bir hale geliyor ki, kimseyle bir araya gelmek, sohbet etmek istemiyor. Bir köşeye çekilip, gözlerini, ne seyrettiğini dahi anlamadan televizyona dikmek istiyor. Ama doğayla baş başa olunca insan kendine geliyor. Yağmurun ve akan suyun sesi, rüzgârın savurduğu yaprakların çıkardığı ses insanın ruhunu da dinlendiriyor.  Size de tavsiyem sıkılıp bunaldığın zaman kendini doğanın kucağına at ve hiçbir şey düşünmeden günlerini geçirmeye bak…

Haydi, yolun açık olsun…

 


 

 

İzlenme: 868 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ