• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Ana gibi yar, İnak gibi diyar olmaz…

Ramazan GÜNTAY

Ramazan GÜNTAY

E-Posta : ramazan.guntay@gmail.com

 

Evet, sevgili dostum, yine uzun bir aradan sonra ancak bilgisayarın başına geçebildim. Ancak bu sefer ileri süreceğim mazeret havadan-sudan değil. Bilirsin bizde bir atasözü vardır; “Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar bulunmaz” diye.
Ben bunun ikinci cümlesini, en az anam kadar, babam kadar sevdiğim memleketimin adıyla değiştirdim.
Ne yazık ki, anam yaklaşık 6 aydır hayatta kalabilmenin, mücadelesini veriyor…

O anam ki, hayatı boyunca evlatlarının ayakta kalması, daha iyi bir yerlere gelmesi için gecesini gündüzüne kattı. 7
8 yılından bu yana 3’ü erkek, 2’si kız beş evladına hem analık, hem babalık yaptı.
Ne yazık ki bizler, ancak yanına gidip, onunla sohbet edip, bir an önce ayağa kalkması ve evimizin kapısında bizleri karşılamasını bekliyoruz.

 BENİM İÇİN İKİ BAYRAM VARDI

 Evet, bugün Anneler Günü…
Bugüne kadar hiç kutlamadım.
Benim için hayatta kutlanacak iki bayram vardı.
Biri Ramazan Bayramı, diğeri Kurban Bayramı…
Annemin hastane süresi uzadıkça benim de gözüme uyku girmez oldu… Sanki yıllardır dünyanın en ağır işinde çalışmış gibi yorgunum, bitkinim…

Bir de tabii ki memleketim…
Bingöl’ün eskiden Kiğı İlçesi’ne, daha sonra Adaklı İlçesi’ne bağlanan köyüm; İnak Köyü…
Tam tamına 4 yıldır adım atamadım.
Yani vakit bulamadım, ya da maddi imkânlarım yeterli olmadı.
O İnak ki, benim dünyaya gelmemde annem Hani ile birlikte sağlayan babam Bedri’yi bağrında barındırıyor.

Hasreti özlemi burnumda tütüyor.
Bugünlerde oralara gitmeyi, babamın mezarı başında oturup onunla dertleşmeyi hayal ediyordum. Ancak olmadı…
O’nun hayat arkadaşı annemin rahatsızlığı buna engel oldu…
Ben anamın çabucak ayağa kalkacağını düşünüyordum.
Çünkü o, inanılmayacak kadar güçlü ve dirençli bir kadındı. Ama ne yazık ki olmadı…
Kalkamadı…

 

HASTANENİN SEVGİLİSİ OLDU

 

Birçok hastanede gezdirdikten sonra Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Basit şikayetler derken hastanede kaptığı enfeksiyon ve zatürreden 2.5 ayda zor kurtardık.
Şimdi ise, kalp ritminin bozukluğu ile mücadele ediyor.

Annemin çok sevdiği hemşirelerden biri, benim, onun hemşerisinin bana hitap ettiği gibi “Müslüman” diye hitap ettiğim hemşire Özlem, bir gün bana, “Anneniz maşallah çok dirençli, güçlü bir kadınmış. Onun yaşadıklarını, onunla aynı yaşta olan bir başkası yaşasaydı mümkün değil başa çıkamaz, yenilirdi” dedi. Bu söz bana moral oldu.

Hastanede görev yapan ve çoğunun ismini bilmediğim 4-5 hemşire, bir o kadar hasta bakıcıya annem hep “kızım” veya “oğlum” diye hitap ediyordu. Ben de onlara espri olsun diye, “Annemin benim bilmediğim kızı” veya “oğlu” diye hitap ederek, annemin durumunu sorar oldum. Artık onlarla adeta akraba olduk. Hele, annemin bakımıyla belki de kendi öz kızı gibi ilgilenen Aydan ve Leyla hanımlara da şükran borçluyum.

Bir de güvenlik elemanları var. Hemen her gün annemi ziyaret eden ve ihtiyaçlarını karşılayan bu arkadaşlara da minnet ve şükran borçluyum…

 

EMEK VERENLERE ŞÜKRAN BORÇLUYUM

 

Bu hastanede ve diğer hastanelerde hastaların tedavisi için gayret sarf eden tüm doktorlara, hemşirelere, hasta bakıcılara ve diğer görevlilere şükran borçluyum.

Allah (c.c.) hepsinden razı olsun…

Evet, sevgili dostum, bugün daha başka şeyler yazmak istiyordum ama olmadı… Anamla başladım, anamla bitirdim. Dilerim Rabbim O’nu bize sağ salim geri verir ve kendi evinde, kendi yuvasında, ona söz verdiğim gibi bahçemizdeki kuyunun başında birlikte çay içip, sohbet ederiz… Evet, sevgili dostum seni ve diğer tüm dostlarımı da beklerim…

 

 

 

İzlenme: 1332 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ