• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim…

Ramazan GÜNTAY

Ramazan GÜNTAY

E-Posta : ramazan.guntay@gmail.com


Sevgili dostum, gelişen teknoloji sayesinde dünyanın dört bir yanındaki dostlara ulaşmak, onlardan haber almak, güzelliklerini görmek mümkün oluyor. Geçtiğimiz günlerde, 1981yılından beri görmedim, haber alamadığım askerlik arkadaşım Abdurrahman Songur’a, şu facebook adı verilen sosyal paylaşım sitesi sayesinde ulaştım.

 Yine facebook sayesinde birçok arkadaşımın, dostumun, hemşehrimin duygularını, düşüncelerini dile getirdikleri yazıları, şiirleri gördüm. Bunlar beni ziyadesiyle mutlu etti. Hatırlarsan bundan önceki yazımda ve daha önceki birkaç yazımda birkaç hemşehrimin yazılarını, şiirlerini, düşüncelerini seninle paylaşmaştım. Sanal ortamda karşılaştığım, dostlarımın, hemşehrilerimin birbirinden güzel yazılarını, şiirlerini, yüreklerindekini döktükleri yazılarını sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Bugün ben çok bir şey söylemeyeceğim. Satırlarımı sevgili hemşehrim Zeriya Pınar’ın, Facebook sayfasında “Hakkında” bölümüne alıntıladığı Ercan İntaş’ın duygu yüklü düşündürücü şiiriyle sizleri baş başa bırakacağım. Ayrıca bu güzel şiiri bizimle paylaşan sevgili hemşehrim Zeriya Pınar’a da teşekkür ediyorum:

‘KAPILARI KAPATMIŞIM ÜSTÜME’

 Ben deliyim…

Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim... Gecenin gözleri üzerimde. Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem… Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim. Ey sabreden derviş, bana da sabretmeyi öğretsene.

 Ben deliyim…

Ama çok şey bilirim. Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana. Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum. Kara bir tren gibiyim yani, biristasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.

Ben deliyim…

Yağmurun yağması benim için romantik değildir, ben kurşun yağmurlarını bilirim. Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser... Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum, mezem ise bir dilim umut. Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.

 ‘BEN BURALARA AİT DEĞİLİM’

Ben deliyim.

Ben buralara ait değilim. Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim. 12’den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım, bir de kara gözlü yârim var benim.

 Ben deliyim...

Söyleyemediğim düşüncelerim var. Her akşam ayrı bir meydanda, bir heykelin karşısında, olmayan aklımı darağacına asar, ipini çekerim. Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime. Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim. Ben sıratın cambazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

 Ben deliyim…

Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır. Kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar. İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

Ben deliyim…

Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

 Ben deliyim...

Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim. Telefon kulübeleriyle kavga ederim. Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım. Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım. Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.

 ‘ÇAYIM SEKİZ ŞEKERLİDİR’

Ben deliyim…

Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım. Dumanı iner efkârımın şehrin üstüne. Parayı sevmem ama para için çalışırım. Dört yaşında âşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...

 Ben deliyim…

Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım. Ben kendime bile yabancıyım... Duygularım hep sansüre uğramış, bir fahişenin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım... Ufacık bir bakış boğazımı düğümler. Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım. Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım. Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kan kırmızılaşır. Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi... Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...

 ‘ÖPENE LALEZAR OLURUM’

 Ben deliyim…

Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim... Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim. Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım. Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında… Kimisi tükürür, kimisi öper. Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.

 Ben deliyim...

Zülfün her gece ihanetler rıhtımında. Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer. Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.

 Ben deliyim...

Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota. Kimi zaman yukarıdan aşağıya eski Mısırˊda bir tanrıyım.

 Ben deliyim…

Geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...

 Ben deliyim…

Ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.

 Ben deliyim…

Bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım. Bir uçtan bir uca kurumuşum. Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim... Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.

 Ben deliyim...

Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim. İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama kendimi içine atacak bir yer bulamam. Anlamayana az gelirim, anlayana çok... Ne yarınlar bir şey bekler benden, ne de ben yarınlardan...

 Ben deliyim...

Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...”

 İşte sevgili dostum… Eminim sen de her cümlesinde, her kelimesinde kendinden bir parça bulmuşsundur. Çünkü ben o duyguyu yaşadım….

 

İzlenme: 1271 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
561 hit, 150 ziyaretçi, 171 ziyaret
Bu ay:
4846 hit, 1996 ziyaretçi, 2418 ziyaret
Toplam:
765452 hit, 241466 ziyaretçi, 335404 ziyaret