• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Hayal ve Gerçek

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

 Çocukluğumdan beri bir merakım vardır.
Saraylar ve saraylarda yaşayan kraliçelerin, prenseslerin yaşam tarzları hep ilgimi çekmiştir.
Örneğin; İran Sarayının, Ürdün Prensesinin, Kraliçe Süreyya'nın, Farrah Diba'nın ve daha birçok kraliyet ailelerinin, gazetelerden resimlerini, küpürlerini keser, deftere yapıştırıp albüm bile yapardım.
Çocukluk bu ya..
Derken, bu günlerde İngiliz Kraliyet Ailesi merak konum olmuştur.
89 yaşındaki kraliçe, 62 senedir tahtını muhafaza etmektedir.
67 yaşında Prens Charles ilerlemiş yaşına rağmen annesinin yerine geçmeyi bekliyor.
Merak bu ya; diyorum ki kraliçe neden oğluna tahtı vermiyor.
Sonra The Times gazetesi Prens Charles’ın hayat hikayesini konu alan bir yazı dizisinde diyor ki; Charles, kral olursa İngiltere tahtı şoklar yaşayabilirmiş.
Yazılanlar doğruysa Kraliçe Elizabeth, oğlunun tahtını şoka sokacağını düşünerek kararsızmış.
Çünkü bürokratik fikir ayrılıkları veya şoklar yaşanacağından ürkerek koca Britanya ülkesini kolay kolay, oğlu da olsa bırakamıyor.
Aslında İngiliz hükümeti devrimci değil muhafazakar evrimciliğiyle bilinir. Diyeceksiniz ki; Bingöl’ün yazılmaya değer bu kadar konusu varken Güler Hanım'ın neyine gerek İngiltere ülkesini yazmak?
Doğru, haklısınız..

Gelelim sözün özüne; yıllardır ülkede demokrasi var diyoruz.
Okuyucularım dikkat ederse yazılarımda sürekli demokrasiyi yazarım. Önümüzde seçim var, halk hür iradesiyle istediğini seçip meclise yolluyor. Oysa 4 senede bir önümüze konan sandığa gittiğimizde acaba oy verdiğimiz insanları tanıyor muyuz?
Yoksa mevcut sistemde kim olduğunu bilmediğimiz tanımadığımız insanları sözde bizi temsil edip çıkarlarımızı korusunlar diye seçmek için mi sandığa gidiyoruz?
Aslında seçilen veya seçilecek bir millet vekili kendisini seçmenine hesap verme zorunluluğunu hissetmelidir.

Eskiden seçilecek bir milletvekili köy köy dolaşır, milletten oy toplarken vatandaşla tanışır, halini görür, kiminhangi aşiretten veya aileden olduğunu bilirdi. Şimdi köyler boşaldı ve  halk şehirli oldu.

Dernekler kuruldu, adaylar dernek başkanlarını veya yöneticileriyle konuşup, gelen vatandaşa da ya göz ucuyla bakar yada hiç görmez oldu. Ver elini Ankara...
Yukarıda zikrettiğim gibi seçilecek milletvekili alacağı oya  karşı sorumluluk hissetmelidir. Bu durumu her vatandaş istemektedir ve haklıdır.

Kısacası ülkenin ve toplumun, siyaset ve düşünce hayatında rol alanların uç insanlara değil toplumun kademelerinde, normal vatandaşın sorunlarını düşüncelerini paylaşmaları bence daha iyidir.

Çünkü insanlık hala yoksullukla, şiddetle, açlıkla, ırkçılıkla, karşı karşıyadır. Ülkenin çözümsüz gibi görünen sorunlarına çözümler üretmelidir. Ülkemizde, daha doğrusu bölgemizde yeni bir tarihin yazılmasının eşiğindeyiz.
Devlet Kürt meselesindeki yüzyıllık redci, inkarcı politikasını değiştirmiştir. Devletteki bu değişim zorunlu olarak Kürtleri değiştiriyor.
Önümüzde seçim var. Seçilenler barış huzurun temini için devlet millet el ele ilkesini yürütmelidir.
Düşünce ve fikir alışverişi değil barışın çözümü için kolları sıvamalıdır.
İşte bu yüzden yazımın girişinde İngiltere kraliyet ailesiyle başladım.
Politika bu.. Siyaset bu..
Demek ki ana oğul arasında bile fikir ve görüş ayrılığı oluyormuş.
Düşünce ayrılığını bırakıp, silahların değil siyasetin konuşacağı günlerin başındayız.
Siyaset ve diyalog yoluyla hallolmayacak hiçbir hak yoktur. Silahların devreden çıkması,  çatışmaların bitmesi sadece Kürt siyasetini değil Türkiye’nin de önünü açacak.
Bu tarihsel adımın sadece bizi değil, bölgemizi derinden etkileyecek.
Halk huzur ve barış istiyor. Bu yüzden seçime girecek adayların millet vari bir görüşe yer vermeleri gerekir.
Laf yetiştirme ve  kavga etmeyi adet haline getiren siyasetçiler her toplumda olduğu gibi bizim ülkemizde fazlasıyla var.
Ülkenin ve toplumun yarınına çalışmak yerine demokratik siyaseti laf ve kavga etmekle uyguluyorlar.
Aslında her söyleneni ciddiye almak yerine, gülümseyerek geçmek lazım. Çünkü Millet Meclisi, halkın temsil ettiği uç insanların yeridir.
Önümüzde seçim olduğu için siyasette görüş ayrılıkları ve iktidara dönük rekabetler olacaktır, her seçimde olduğu gibi..

Bu silah namlusuna kurşun sürer gibi söylenilirse yetersizliktir zayıflık olur. Çünkü halk huzur ister, iş ister, barış ister daha önemlisi aş ister.
Daha da ötesi her nerede ne zaman olursa olsun bu tür davranışlar ve kavgalar ülkenin demokrasisini ve geleceğini karartır.

İşin içine şiddet girince tekmeli-yumruklu görüntüler Milletin Meclisine yakışmasa gerek. Halk eşit davranmaktan ziyade, adil özgürlük yerine adalet, milliyetçi ayrımcılıktan ziyade adil yönetim ister.

Seçime girecek değerli hemşerilerime hayırlı olsun der, güzel ülkemize huzur ve barışlara vesile olmasını dilerim.

İzlenme: 1128 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1272 hit, 682 ziyaretçi, 778 ziyaret
Bu ay:
4598 hit, 2091 ziyaretçi, 2577 ziyaret
Toplam:
777964 hit, 245724 ziyaretçi, 341655 ziyaret