• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Gündemin getirdikleri

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

  

 

Çıkarlar adına sürdürülen kavgalar, çatışmalar, rekabetler sebebiyle günümüz dünyası siyasal anlamda büyük sorunlar yaşıyor. Çıkarların diliyle konuşan medyatik bir dilde ihtiva etmektedir. Çıkar mücadelelerine dayalı ülkeler dünyayı kendi menfaat ve çıkarları üzerine yönlendirmek istiyorlar. Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu  dar bir terör tehdidi değil, bölgesel planlamalar Türkiye' ye yansıtılmaya başlandı.

 

Ortadoğu kan kokuyor. Savaş mücadelesi veriyor  ve Türkiye 2003 yılından beri sabırla bölgedeki gelişmeleri izliyor. Ancak sabır artık bir zaafa dönüşmüştür. 

Öyle görünüyor ki; ülkeler terörle ilişkisini kendi topraklarından çıkarıp, bizim topraklarımıza taşıdı. Ne yaşanacaksa burada yaşanmasını istediler. Savaşlar, terör, göç, kaos burada olsun, bitecekse burada bitsin dediler. Unutmamalı; dünyada terör örgütlerinin var olmasının bir nedeni de  devletlerin terörizmi kendi çıkarları için kullanmak istemesidir. Fikirsiz, düşüncesiz, idealsiz, amaçsız bir hiççilik özgürlük adı altında temsil edilmek isteniyor ama sorumsuz bir özgürlük düşünülemez. Ortak sorumluluklar için, ortak fedakarlıklar gerekir. Bu toplum Birinci Dünya Savaşından beri beraber yaşamıştır.

 

Tarihin ve zamanın farkına varamayan kültürler tarih ve zaman tarafından etkisiz hale getirilirler. Atasoy Müftüoğlu'nun bir yazısı dikkatimi çekti ''Bugünün dünyası, korku ve dehşet üreten, teknolojik ve endüstriyel uygarlık ve sistemin araçları/çıkarları doğrultusunda yapılandırılıyor, dönüştürülüyor, kontrol ediliyor, kirletiliyor. Bu tür bir dünyada, hepimiz kuşatılmış, kısıtlanmış, manipüle edilmiş, dışarıdan biçimlendirilen varoluşlar yaşıyoruz. '' demiş.

 

Her şerde bir hayır vardır. Türkiye hava sahasını ihlal eden  Rus uçağının düşürülmesi, bir anlamda dünya gerçeklerini daha net görmesine vesile oldu. Belki de hayırlısı buydu. Derler ya; kurt dumanlı günü severmiş.. Rusya diyaloğa girmeden, ticari ilişkilerin ambargosuna girdi. Acaba diyorum; sadece Türkiye'nin değil  Türkiye yi devre dışı bıraktığında bu boşluğu İran'la mı yoksa Suriye'yle mi dolduracak.. Şunu bilmeli ki, devletlerin devletlere ihtiyacı var. Zaman zaman komşumuz Yunanistan'la hava sahasında sorunlar vuku bulmakta ama mantıklı ikaz veya diyalogla  sorunlar halledilmektedir. Dedim ya, her şerde bir hayır var. Hem Rusya'nın komşuluk tutumunu hem de ülkeler arası diyalog ve davranışları bu olay ülkemize gösterdi. Rusya her zaman hoyrat bir ülke oldu.

Tehdit, meydan okumak, çatışmayı her olayın beraberinde   getirmek gibi..

         Acımasız Avrupa, adalet, insanlık, evrensellik, kuşakçılık, çoğulculuk, çeşitlilik gibi değerlerin yerine batı kimliğini koymaktadır.

 

Avrupa, var oluşunu kendi menfaatlerinin gerektirdiği şartlara göre şekillendirmektedir. Türkiye'nin bugün boğuştuğu bu tempo uzunca süre devam edecek olan terörle mücadele başta olmak üzere, iç mesele diyebileceğimiz her şey Avrupa siyasetinin temelinde yatmaktadır. İran olsun, ABD olsun, Avrupa olsun, Rusya olsun umarım Türkiye'yi karıştırmazlar. Buna sessizce seyirci olan Arap ülkeleri de dahildir. Açıkçası Türkiye en büyük sıkıntıyı Suriye sınırlarında çekecektir.

 

Uzun süren barış süreci birilerinin hırsı yüzünden istismar edildi. Barışın önü kapatıldı. Bu toplumu oldukça rahatsız etti. Bize lazım olan ferahlatan, genişleten, yükselten bir umut.. Çukurlara, çamura, bataklıklara düşmeden.... 

Barış ve huzur dolu bir memleket, bir dünya lazım.

Ötekileştirmeden sevmek lazım. Çiçeğin, ağacın, böceğin, kumruların olduğu, kuzuların meleştiği bir dünya lazım. Düşeceği toprağa sarılan yaprak lazım.

Öfke ve nefretin yerini merhamet ve dayanışmanın alması lazım.

Kaç gün önce Bingöl ve Kiğı çevresinde deprem oldu. Bunu fazla detaya girmeden Kiğı ilçemizde kaymakamlık yapmış rahmetli Kemal Katıtaş 'ın bir şiiriyle dile getirmek istiyorum.... Ayrıca buradan kendisini saygıyla ve rahmetle anıyorum.

Karakoçan’dan ayrılır yolu,

Heyelan doludur hep sağı, solu,

Kederden halkının gözleri dolu,

Bak neler söylüyor dili Kiğı’nın.

 

Altı yüz senedir yazım karalı,

Dumanlı dağlarım, sıra sıralı,

Söyletmeyin beni kalbim yaralı,

Kuma hasret kalmış yolu Kiğı’nın.

 

Köprüler yıkılmış, yollarım viran,

Tabiat zalimdir, vermiyor aman.

Sahipsiz kalmışım beklerim derman,

İki büklüm olmuş beli Kiğı’nın.

 

 

 

 

Mazim şereflidir baha biçilmez,

Koyunum , kuzudan asla seçilmez

Peri suyu azgın, yaya geçilmez

Çok canlara kıyar, seli Kiğı’nın.

 

Yüce dağlarımda dumanım tüter,

Yeşil bağlarımda bülbüller öter,

Cevizim, çirişim aleme yeter,

Dört mevsimde solmaz gülü Kiğı’nın.

 Değerli Bingöl'lü hemşerilerim ve  toprağım Kiğı halkı ve köylerine geçmiş olsun der; tekrarının yaşanmamasını Yüce Allah'tan dilerim..

 

İzlenme: 972 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ