• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

BAHAR MEVSİMİ

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

 

Bahar mevsimi hayatla barışmak gibidir.

İnsanın doğuşu gibi hayata yeni gözlerini açmış gibi...

Tıpkı toprağın canlandığı gibi...

 Tohum gibi, filizlenen fidan gibi...

Bahar mevsimini yaşadıkça insanların hayata bakış açısı bile canlanır.

Kış ile yazın arasındaki cennet gibidir.

Evet, kara kışın adından cennet gibi…

 İnsanoğlu illa ki çocukluğunda yaşamıştır; bahar mevsimi ile birlikte sokaklara kırlara koşmak insana çocukluğu hatırlatır.

Baharın gelişiyle Hıdrellez kutlamaları olur; 5 ile 6 mayısta her türlü dileklerin kabul olma inanışı tabiatın kış uykusundan uyanıp hayatla barışmasıdır.

Ben dağlarda büyüdüğüm için denizle pek aram yoktur.

Memleketimin baharı da bir başkadır. insan ömrünün ilk baharıdır.

Memleketimde çağala ağaçları açmış, gecenin karanlığına, kışın sert rüzgarına siper olmuş, dağlarında artık nergisler kendini göstermiştir.

Bingöl'ün, Seyidkasım'ın Kiğı'nın Zeynelli'nin ve bütün dağlarımızda köklerini derinlere salmış ve yaşadığı zorlu kış mevsiminden bir türlü makus talihini yenemediği karakıştan, karakışın içinden adeta yapraklarını bize doğru gösteren nergisler yine dağlarımın eteklerinde bize gülümsemektedir. Dünya üzerindeki yerleşik kültürlerde olduğu gibi bizim kültürümüzde bahar güzelliktir, emektir, tarladır, yeşeren umutlar ve gelecektir.

Bahar bizim için üründür, bolluk-berekettir.

Memleketimin derelerinin coşma zamanı…

Tabiatın bazen ürkütücü bazen naz edip hırçınlaşma zamanı..

Sümbüller süsleyecek etrafı, sürmoklar, belgizler dünyaya gözlerini açacak, tabiata renk verecek.

Bir başkadır memleketimin baharı dedim ya; bıraktığımızı bulabilsek…

Kuzuların, oğlakların meleyip, annelerini bekleme zamanı, otlamaya giden anne koyun-keçi yavrusuna kavuşmak için akşamı beklercesine..

Bu satırları yazarken yüreğim burkulup, gözlerim yaşardı.

Hiçbir şey bıraktığın gibi değil.

Zaman akan su gibi, geri gelmez tıpkı yayla zamanı, kenger zamanı, çiriş zamanı gibi... Memleketimin kesme taşlı toprak evleri, kışın sarkıtların asıldığı, yazın toprağın koktuğu, horozların ötüp zamanı hatırlatması ayrı bir özlem taşır.

İşte güzel memleketimin baharını azda olsa dile getirdim.

Bahar kırılan kalplerin onarılma mevsimidir.

Bu mevsim hayatla barışmak, her yönüyle iyimser olmaktır.

Çocuklukla ilk gençlik çağları da. .

Buna mukabil vahşi kapitalizmin emperyalizmin ve sömürgeciliğin baharı yoktur.

Bir anlamda yeni dünya düzeni diye adlandırılan globalizmin hedefi budur.

Baharları ortadan kaldırmak..

Bahar bizim ülkemiz, bölgemiz, kültürümüz için yüklü anlamlar taşır. 

Gönül ister ki karamsar olmamalı ama nerede…

Ne yazık ki cilalı terör devrini yaşamaktayız.

Keşke Avrupa'ya da bir bahar gelse ki kendi baharlarını yaşasalar da bizim baharımıza karışmasalar. Keşke...

Günümüz dünyası öyle bir durum gelmiş ki kabile terörü, devlet terörü, inanç terörü. fetih terörü, kölecilerin terörü, ideolojik terör, anarşist terör daha varda var...

Bunlar insanlık tarihinin vazgeçilmez parçaları haline gelmiş İslam ülkelerinin geleneksel devlet mekanizmalarının çözülmesi, yıkılması veya etkisiz kalmalı sonucunda alternatif cemaat yönetimlerinin de şiddetle iç içe gelişmesinin payı da vardır.

Bunun yanında özellikle batı ülkelerinin hala terörü bir Ortadoğu sorunu olarak görmeleri bu durumları derinleştiriyor.

Terör arada sırada kendilerine uğradımı bir geçici bela olarak görüyorlar.

Oysa ki Ortadoğu'da sorun terör değil, bir iç savaş yaşanıyor.

 Ve bu iç savaş terörü kendi çevresine yöneltiyor.

Bu durum ülkemizi ve bölgesel çevreyi etkilemektedir.

Çıbanın başı Avrupa, sonra Suriye.

Başta baharı yazdığım gibi bu durumlar memleketimin baharını engelliyor, özletiyor ve yaşatmıyor.

Eriyen karların uğultusu anaların yüreğine ağıt oluyor, lale-sümbüllerin kokusunu barut kokusu alıyor. Bir örnek vermek istiyorum: ‘ Eve gelen bir televizyon tamircisi eski model tüplü hani şu eski arkasında ızgaralar olan televizyonun içini açtığında gördüğüne inanamış. Televizyonun içi ekmek kırıntılarıyla doluymuş.

İtiraf evin 3 yaşındaki kızından gelmiş. ''Afrikada ki aç çocukları gösteriyordu bende yemeğimi onlarla paylaştım’' bunu okuyunca değerli okurlar hem duygulandım hem de çocukluğuma geri gitmek istedim. Dedim ki; keşke hiç büyümeseydik..

Öyle ya, her şeye rağmen dünyanın hala yaşanılır bir yer olduğuna, gelecek adına umudun varolduğuna inanmak istiyorum..

Devamı bir daha ki sayıya..

 

İzlenme: 705 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
562 hit, 150 ziyaretçi, 171 ziyaret
Bu ay:
4847 hit, 1996 ziyaretçi, 2418 ziyaret
Toplam:
765453 hit, 241466 ziyaretçi, 335404 ziyaret