• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

1 HAZİRAN SONRASI ÜLKEMİZDE Kİ DURUM;

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com


    Endişe verici odur ki, çok uzağımızda değil sınır komşusu olduğumuz ülkelerde çok ciddi çalkantılar, büyük krizler siyasi parçalanmalar yaşanıyor.

Neden Batı Dünyası kendi zevk-i sefasını yaşarken Orta Doğu ve İslam Ülkeleri barut ve intikam kokmaktadır?

Bu benim dünya görüşümü çok rahatsız etmektedir.

Değerli okuyucular, Suriye krizi giderek derinleşiyor. Suriye'de yaşanan parçalanma bölgede yıllarca onarılması mümkün yaralar açmış durumda.  Buna mukabil, bu gün Türkiye tarihsel bir kayıp yaşamak istemiyorsa bölgesine stratejik akılla bakmak zorundadır. Bu durum, ülkemizin koalisyon senaryolarında göz önüne getirmelidir. Demek istediğim; laiklik elden gidiyor, rejim elden kaçıyor gibi tellallığı tarihe gömmeli ve bunun yerine insanlar kendi hayat stillerine sahip çıkmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Sabah gazetesinde yazar arkadaşım Yavuz Donat'ın bir yazısı gözüme ilişti, kısaca özetlemek istiyorum.

''Anadolu'da bir deyim vardır; Eğer ve meğer evlenmişler, evliliklerinden ''keşke'' doğmuş.'' Yerinde bir söz. Ben de diyorum ki seçim öncesi siyaset hayatı o kadar kırıcı oldu ki birbirini kırmalar, karalamalar had safhaya geldi. Keşke bu kadar kırıcı  olmasaydılar.

Çünkü yarın koalisyon olursa bu insanlar bir masada konuşacak görüş birliğine varacak. Öyle ya memleketin durumu ele alınacak  ve yüz yüze bakılacak. Ben diyorum ki, ''Keşke hiç keşkeler olmasa..''  Zira koalisyon  kurmak zor iştir, hele bu gün ki şartlarda daha zordur. Çünkü Türkiye, dört tarafının savaş alanına döndüğü zamanda, tarihinin en katılımcı en demokratik seçimlerinden birini gerçekleştirdi.

Her şerde bir hayır vardır misali koalisyon görüşmeleri bize olmazları gösterir ve kısa sürede yeni bir başlangıç yapılır.

Seçim öncesi kavga ve gerginlikleri geride bırakıp çözüm sürecini yeniden canlandırmak, ekonomik reformları yapmak, iç ve dış dünyaya güven ve istikrar görüntüsü vermek siyasetin başlıca icraatı olmalıdır.

   Öte yandan Ramazan-ı Şerifi bize tekrar gösteren Yüce Yaradan’a şükrediyorum. Malumdur ki yaz ayı içerisinde olmamız hesabıyla tabii ki uzun saatler oruç tutulmaktadır.

Bazen çevremizde konuşulan konular içerisinde bu kadar uzun saat nasıl oruç tutulur, hesapları yapılıp karamsarlığa girenler var ancak şöyle bir düşünüldüğünde bizler yılda bir ay nefsimizi Allah rızası belirli bir saat aralığında aç bırakıyoruz.

Şöyle bir düşünelim; bugün Dünyanın birçok yerinde, Afrika gibi ülkelerde bırakın bir gün aç kalmayı günlerce aç susuz yaşayan insanlar var.

Bizlerin belki bir ayda yaptığımız ibadetin bedelini onlar çaresizlikten her gün yaşamaktadırlar. Kıymetini bilelim, biliyoruz ki en kötü durumda olanımızın sofrasında çok çeşitli yiyecekler var.

Hiç olmazsa iftar anlarında Dünyada ki bir çok  yerde gerek savaş, gerek sömürge, gerek dini inancından dolayı mağdur olan, mazlum olan ve açlık sefaletini yaşayan bu insanları düşünüp israf etmekten kaçınarak Rabbimize hamd edelim. Ramazan ayının memleketimize bolluk bereket barış ve huzur getirmesini, tüm Bingöllü hemşerilerim için hayırlara vesile olmasını dilerim.

 

İzlenme: 878 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1286 hit, 689 ziyaretçi, 785 ziyaret
Bu ay:
4612 hit, 2097 ziyaretçi, 2584 ziyaret
Toplam:
777978 hit, 245729 ziyaretçi, 341662 ziyaret