• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

EN KÖTÜ BARIŞ EN İYİ SAVAŞTAN ÜSTÜNDÜR

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

 


Bir olayı eleştirmek güven ve dürüstlük ister.

Eleştiriyi yapacak olan kişi beklenti ve karşılığı doğrunun peşinde koşmalıdır..

Yıkmak için değil! Eğer yıkılırsa tamir etmesi gerekir.

Yok etmek için değil, yok edilirse inşa etmek lazım.

 Kimseyi ötekileştirmeden, kırmadan, incitmeden eleştiri yapılabilir.

Ben sadece kendi açımdan doğru bildiklerimi yazarım.

Zenginlik akıl getirir, yoksulluk ise akıl götürür.

 Birileri Türkiye yi yoksul tutarak aklını almaya çalışıyor.

Zenginlik güçtür, güvendir, beceridir..

Ülkemiz şu anda bu amaçta.

 Çünkü sabır, azim ve kararla yolumuza devam edersek barış içinde yaşamayı hedeflersek ki bu sorumluluk her bireyin üstlenmesi gereken sorumluluk olmalı.

Barış denilen hedefe ulaşırız.

Güneşli havayı bulutlandırmamak gerekir.

Birbirimizin sabrını test ederek değil, tahammül ederek kurulan tuzakları bozmalıyız.

Bozmalıyız ki; tarih bir köprüdür, dil ve inanç bir köprüdür.

Şu anda olayların bölmeye çalışıldığı bir ortamdayız.

Atatürk, “Kültürümüzü çağdaş uygarlığımızın üstüne çıkaracağız.” derken, kültür bağlarımızı keserek başka diyarlarda birlik beraberliği aramayalım.

Tarihe yönelirsek her toplumun ön yargılara dayalı saplantılı geçmişi vardır.

 Menderes, ülkeyi kalkındırma hamlesine girdi, sonu idam sehpası oldu…

Demirel, barajlarla iz bırakmak istedi, iki defa askeri darbeyi yaşadı…

 Özal, ihracatçılığın ve serbest ekonominin dünyaya açık olabilmesini hedefledi, öldürülmek istendi…

Tansu Çiller Türkiye’yi gümrük birliğine soktuğu gün en kalitesiz ürünlerini fırsat bilip en pahalı fiyatla devlete ve halka satan oldu.

Sonuçta onu da dışladılar.

Yine sonuç olarak bir şey geçtikten sonra ah vah etmek kimseye kar getirmez.

 Bu olumsuzluğunun bedelini ben, sen, o ,bu kısacası halk ödedi.
Bu memleket hepimizin. Hepimize yetecek, barındıracak toprağa sahiptir.

Sevsekte, sevmesekte barış içinde yaşamak mecburiyetindeyiz.

İktidar olup döneminde yaşanmış acı olaylarla yüzleşmekten korkup kaçan bir siyasi parti asla başarılı olamaz.

Bunu A partisi veya B partisi olarak isimlendirmiyorum.

 Hatta Sn. Sevilay Yüksel’in dediği gibi “İktidar partisi kendini şanslı görebilir, kısa bir geçmişe sahip olduğu için.
Ama gün gelir onun da yüzleşmek zorunda kalacağı olaylar olacaktır…”

Netice itibariyle barış süresini, ortak aklımızı, vicdanımızı, bizi bize bağlayan, bin yıllık beraber yaşadığımız kardeşçe yaşanmışlığımızı felç etmeyip idame etmek olmalıdır.

 Bu gerçek değerli okuyucular...

 Barışa bu kadar yaklaşmışken yola taş koyan sokak isyanları itibarsızlaştırma, ağaç kesmeyi siyasete çevirme, provokasyon derken barıştan uzaklaştırmalar oluyor.

 Buna hükumetin ve siyasi partilerin çabası yetmiyor.

 Kalıcı olması için halkın ve siyasi toplum örgütlerinin desteğine ihtiyaç vardır.

Taksimde ağaç kesilmesinin sonucu Gezi olayları oldu.

Validebağ’da ağaç kesilmesini siyasi rant haline getirip, halk sokağa döküldü.

Termik santralleri olacak diye zeytin ağaçları heba oldu.

Sonuç iç siyasete dönüşüyor.

Ağaç Dünyanın gölgesi, yeryüzünün zenginliği, ziyneti, aksesuarıdır.

Ağaç ve insan ikiz kardeştir.

Dünyanın yaşamı insanlara olduğu gibi ağaca da ihtiyaç vardır.

Ağaçsız Dünya yaşanılmaz. Ağaç rızıktır. Gölgedir. Şifadır. Meyvedir.

İnsanoğluna kardeştir. Beşikten mezara yoldaştır.

Mevsimler ağaçlardan sorulur.
Ağaç sabırdır. Bittiği toprağa hayat verir.

 Zeytinin dalı barışa simgedir.
Narı, elması v.s. şifadır.

Selvi ağacı mezarlara tanık olmuş, biten hayata simge olmuştur.

 Geçmişin canlı tanıklarıdır. İncirin yaprağı Havva anamızın ayıbını örtmüştür.

Ağaç bakidir, havadır, kardeştir.

Değerli okuyucular ağaçların kesilmesine bende karşıyım.

Bir çok köyde meyve ağacı kalmadı desem, haksız değilim.

Tehlike burada da var.

Elma, armut, ceviz gibi kıdemli ağaçların kesilip yakılacak odun olarak kullanılması üzücüdür.

Bu ağaçlar sadece insanlara değil kurda, kuşa da rızık olarak verilmiştir.

 Çevre düzenliyoruz diye ağaçların katledildiğini görüyoruz.

Ama bunu siyasete alet olarak değil, insani bir vicdanla yaklaşalım.

Sn. Erdoğan “İnsana düşman olanı uyarmak vazifemdir.” diye açıklama yapmıştı.

 Ağaçlara hor davranmakta aynı anlama gelmiyor mu?
Ülkemizin refahı ve halkımızın huzuru için çözümleyemeyeceğimiz sorunları çözmek sorundayız.

Muhtaç olduğumuz kudreti kadim Anadolumuzun topraklarında, geleneklerinde bulalım.

 Gelin her şeyi bir yana bırakalım, savaş olmasın, barış içinde yaşayalım.

En kötü barış en iyi savaştan üstündür…

İzlenme: 1074 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
434 hit, 126 ziyaretçi, 142 ziyaret
Bu ay:
4719 hit, 1973 ziyaretçi, 2389 ziyaret
Toplam:
765325 hit, 241445 ziyaretçi, 335375 ziyaret