• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Bölgemiz Üzerine Oynan Oyunlar

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

 

 

 

ORTA DOĞU ÜZERİNDE OYNANAN OYUNUN SENARYOSUNU İNGİLTERE YAZAR, YÖNETMENLİĞİNİ AMERİKA ÜSTLENİR VE İSRAİL DE UYGULAR.

 


Bazı mezhep yetkilileri daha doğrusu bunu ideoloji haline getiren topluluklar din, ırk, mezhep gibi ideolojiden faydalanarak aile ve çevre yapılarıyla diyaloga girerek ve zaman zaman baskı yaparak kendilerini idame ederler.

 Aslında medeniyet sulh denilen nezaket misali geniş kültür alanlarını içine alır.

Düşünce özgürlüğü medeniyet ve ilkeleri giderek hayatımızdan çıkıyor.

Ne yazık ki özümüze dönmek zorlaşıyor.

Önemli olan özümüze dönmek ama yabancı ruhların zehabına kapılarak ya da gönüllü olarak özümüzden uzaklaşıyoruz. Bunun yerini kapitalist düşünceye bırakıyoruz ve yine de kapitalist bir hayatın acımasızlığına kapılarak hayatımızı sürdürüyoruz.

Ama kapitalist veya paralel bir hayatın devamı içinde olan ve bunu ayakta kalmak için yürüten toplum gerçeğin izinde değildir.

Yeryüzünde ne kadar insan varsa her birey bir bakış açısına sahiptir.

Kimi kendini kanıtlamak için kimi menfaati için yanlış yola gitse bile toplumları kendine muhtaç etmek ister. (Amerika ve AB devleri vs.) emperyalizm hakimiyetini zaman ayarı yaparak ikiyüzlülüğünü de kullanarak dünya üzerinde rolünü ustaca oynamaktadır. Emperyalizme karşı mağdur edilip itilmiş sömürülmüş her topluluk veya karşı her eylem her direniş bir çıkıştır, zorunluluktur.

Amerika’nın başlıca silahı dünya üzerindeki zayıf ve küçük devletleri sömürüp hakimiyetini kullanmaktadır. Varoluşundan beri… Bu durum işleyip devam etmektedir.

Buna mukabil ülkemiz, sırtını Rusya’ya yaslamakta. Nasıl güveneceğiz yarı yolda bırakmayacağına? Ne malum? Almanya’nın ikiyüzlülüğü Fransa’nın ırkçılığı Amerika’nın sömürücülüğü İngiltere’nin sinsi siyaseti Rusya’nın güvensizliği nasıl neyi değiştirir?

Mezhebi çatışmalar, Ermenilerin harekete geçmesi, Mısır’da Müslümanların iktidarına yol açacak bir yalancı baharın başlatılması, katliam yapılması, hapishanelerin Müslümanlarla doldurulması, Irak’ın işgali, parçalanması, milyonlarca insanların öldürülmesi, düşmanca kamplaşması yine milyonların mülteci olması, terör ordusu kurarak Türkiye ve Suriye üzerine salınması, Ortadoğu’nun kan gölüne dönmesi, Libya’nın paramparça edilmesi, insanların düşman kamplarına ayrılması, Libya’nın güç olmaktan çıkarılması…

Asırlardan beri Ortadoğu coğrafyası ve İslam alemini barındıran ve ülkemizin konum itibariyle orta çağlardan günümüze bu topraklarda yaşayan insanlar her zaman için huzursuz yaşamışlardır. O günden bu güne üretilen düşünceleri, akımlar mezhep çatışmalarına hedef olmuştur. Örneğin Suudi Arabistan İran nefretinin Irak’ta  çatışmaların daha pek çok sorunun arkasında ırk dil din mezhep çatışmalarına sahip olmuştur Ortadoğu.

Genel olarak ele alırsak Musul Kerkük ün dünya gündemine petrol ile girdiği herkesçe malum. Hatta etkin ve mezhebi kimlik sormanın ayıp sayıldığı bu coğrafyaya İngilizlerin büyük savaşa sadece burası için girdiği inkar edilemez.

Etrafında nehirler sular olmasına rağmen susuzluğa mahkum edilen Kerbela şehitleri değil mi? Kerbela şehitleri deyince saygı ve rahmetle anıyorum. Bu güne kadar bu coğrafyada bütün kimlikler batıyı göstermektedir.

Batılı istilacılar bu seferde Kürt Milliyetçiliği üzerinden oyun oynamaktadır.

Öyle görünüyor ki Ortadoğu sınırlarımız dahil göz dikmiş bölge batılı güçler için garnizona dönüşecek askeri üslerle donatılacak. Çünkü dünyanın varoluşundan beri Yahudiler insanlığa darbe vurmuştur.

Mesele Kürt meselesiyle sınırlı değil. Zira Amerika terör bahanesiyle Ortadoğu’ya yerleşmenin hazırlığını yapmaktadır. Bu durum ne Irak’a ne İran’a ne Türkiye’ye ne de Kürtlere bir yarar sağlamayacak. Bu durum Amerika’nın dünya hakimiyeti ve bölgede hakimiyetini pekiştirmek içindir. Çünkü İsrail Amerika’nın karakoludur.

İsrail bölgede rahat hareket etmektedir. Dünya bir güç zehirlenmesi yaşamaktadır.

Batı Dünyası İkinci  Dünya Savaşında galip gelmesi gibi şimdide her şeye burnunu sokan değerlerini kaybetmiş bir dünya olmuştur. Amerika bunun farkında ama habersizmiş gibi Dünyayı ateşe vermektedir. Çünkü sağlıklı düşünemeyen yönetimlerin dinamik olarak ayakta durması bir hayaldir. Amerika hoyrattır, bölücüdür, kuralsızdır, kendi çıkarı için şiddeti ve her türlü terörü destekler ve sinsidir. Demokrat görünür, över ama asla uygulamaz.

Her şeyi kendi geleceği menfaati için uygular. O halde Dünya  üzerinde oynanan bu oyuna Dünya dur demek zorunda. Öteden beri Ortadoğu’da İsrail’i karakol olarak kullanmıştır. Şimdi ise dünyayı karşısına alarak resmen yerleşmek istiyor. Zira birinci dünya savaşında yapamadıklarını Avrupa birliği ve ABD yapmak istiyor. Eski günlere döndürülmememiz için anlamsız ve gereksiz kutuplaşmalardan kaçınmamız gerekiyor.

Zira Birinci Dünya Savalı sonrasında İngiltere ile Fransa Ortadoğu coğrafyası üzerinde evcilik oynarlar sınır çizer rejim değiştirirlerdi. İkinci Dünya Savaşından sonra sahneye Amerika ile onun koltuğunun altında İsrail girdi. 1948’de kurulan İsrail, Araplar ile girdiği her savaşta sınırlarını genişletti ve sonunda Kudüs, İsrail’in oldu. Sözün özüne gelirsek önemli olan bizim ülkemiz bizim milletimiz bizim vatanımızdır.

İktidar ve muhalefet olarak çok bilinçli ve hazırlıklı olunmalıdır. Eski günlere döndürülmemesi için anlamsız ve gereksiz kutuplaşmalardan kaçınmamız gerekiyor.

Nefretin değil hizmete dönük rekabetin egemen olduğu bir ortamda siyasi yarışın yapılmasını özlemekteyiz. Ülkemize hizmet edenlere teşekkür etmek için onların ölmelerinin beklenmediği bir siyasi düzen istiyoruz. 
Yapılan seçimin ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Kayıtsız şartsız egemenlik milletindir.” Parolasını benimseyerek yeni hükümetimizin ülkemize, milletimize, vatanımıza ve dünyamıza hayırlı olmasını temenni ederim.

İzlenme: 1202 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR