• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Bahar 2

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com

Geçen sayıdaki yazımın devamı:

Bir yandan dünyada sefalet yaşanırken hayat devam ediyor.

Dünyanın Ortadoğu'ya olan ilgisi hiç bitmedi.

Hıristiyanlarla Yahudiler arasında tarihin derinliklerinden günümüze kadar gelen kavga, Hz. Ademden beri insanla şeytan arasındaki kavga, Habille Kabilin arasındaki çekişme, bu güne etkisi çok daha derin olan İbrahim oğulları arasındaki kavga, solcu sağcı arasındaki kavga bitmedi, bitmeyecek de..

Bu insanoğlunun geninde var demek...

Bugün İsrail'in Ortadoğu da varoluşu, etkinliği, her şeye rağmen Amerika ve Avrupa sosyalizminin İsrail’e yaklaşımı ve bu kavgaların günümüzde vuku bulması benim düşüncemi perçinlemektedir. Amerika’nın kısa tarihinde derin yaralar açan bağımsızlık savaşının ardından büyük bir iç savaştan ve çok kültürlü savaştan sonra ulaştığı toplumsal ve siyasal yapısının mimarları Avrupa Afrika ve Asya’dan gelen göçmenlerin torunlarıdır.

İbrahim peygamberin ülkesi Ortadoğu medeniyetlerin ana kaynağı şimdi Amerika dahil Avrupa’nın menfaat dünyası haline gelmiş, topyekün yok etme odaklı savaşların stratejisini İspanyollar Endülüste, Amerikalılar Vietnamda, Fransızlar Cezayir’de uyguladı.

 

 

Öyle gösteriyor ki mezhepçilik, ideolojik bencillikler birlikte yaşama bilincini kültürünü ahlak ve terbiyesini yok ediyor, ötekileştiriyor, ilişkileri zayıflatıyor.

 

Bencillik, mezhepcilik her şeyi kesintiye uğratıyor.

Bütünlük mücadelesi veremiyor insan..

İnsanlığın yerini örgüt çıkarları, cemaat çıkarları için savaşan örgütler alıyor ötekileştiriyor. Zihinlerimizin ele geçirilmiş olması yetmiyormuş gibi varoluşlarımız, hayatımız nesneler tarafından ele geçirilmektedir.

Günümüz dünyasında İslam ve Müslümanlıkta yanlış anlaşılma nesnesi haline gelmiş. Siyaset, düşünce, politika, giyim tarzları gibi her gün bir ana fikirle değişmektedir.

Sn. Aydın Ünal'ın bir alıntısını yazmadan geçemeyeceğim.

‘Adnan Menderesin mirasıyla semiren Nazlı Ilıcak'ın HDP’yi Cemil Bayık'ın CHP’yi merhum Muhsin Başkanın partisi BBP nin Esed'i savunacağını, Cengiz Candar'ın tsk yı darbeye davet edeceğini Ahmet Altan'ın darbeye özlem duyacağını söyleseler kim ihtimal verirdi. Bunu yaşadık.

Kürtçe konuştuğu için Ahmet Kaya ya ‘ vay şerefsiz’ manşeti atan Aydın Doğan medyasının gün gelip HDP den oy isteyeceğini, Yasin Börü'nün eli kanlı katiline ekranda saz çaldırarak sempatik göstereceğini söyleseler kim inanırdı.

Bunu da gördük.’ (Alıntı Yeni Şafak 14.4.2016)

İşte böyle değerli okuyucular... Siyaset dünyası; milliyetçilik, kin, ideolojil ve hırs dünyası olarak devam etmektedir. Aslında devlet siyasal kültürel ekonomik kurumu ve kuruluşlarıyla birbirine bağımlı, karşılıklı yardımlaşmaya ve dayanışma içinde olan bir bütündür.

 

 

 20. Yüzyıl katı ve tavizsiz, menfaate önem veren süper güçlerin oldu. Bu yüzden süper güçler ellerine silah vererek küçük devletleri kendi menfaatleri için sömürüp silah ticareti yaparak ölümlerle nemalandılar.

 

Değerli okuyucular; bir insan ağlarken diğeri gülmektedir maalesef..

Ağlamak 20. Yüzyılda Ortadoğu'da dram haline gelmiştir.

Şiddet şiddeti doğurur. Şiddet ister devlet ister halk ister ülkeler, kim olursa olsun kimseye bir şey kazandıramaz.

 ''Yurtta barış, cihanda barış!'' İlkesi ön planda olmalıdır.

Ne yazık insanlık değil milletlerin menfaatleri önemlidir.

İşte böyle değerli okurlar...

Karamsar bir yazı yazmak istemem o yüzdendir ki yazımın girişinde baharla başladım. Baharı sevdiğim için kızımın adını Bahar taktım.

 

 

Çünkü bahar sevgidir, umuttur, güzelliktir özlemdir, berekettir, huzurdur.

 

Kısacası barış içinde yaşamaktır.

Bu dünya çok büyük, herkese yeter.

ilkemizin toprakları hepimize yeterli.

Anadolu tarihlere beşik olmuş, bereketlidir.

Kardeşçe, huzurla, barışla, güzelliklerle yaşam varken niçin kentlerimiz barut koksun.

Her kim olursa olsun hiç bir evladın babası üzülmesin, hiç birinin anası ağlamasın; yürekler kırılmasın, incinmesin, darılmasın, küsmesin.

Etrafta bombalar patlarken, her gün ölümler yaşanırken çiçekten, böcekten, bahardan bahsetmenin sıra sımı diyeceksiniz..

Bunca isyan duygusundan uzaklaşmak, kederden uzaklaşmak, biraz sakin olmak, üç aylar yüzü suyu hürmetine felaketlerin son bulması için dua etmek hepimizin isteği olmalıdır.

İçinde bulunduğumuz üç ayların ailemize, milletimize, ülkemize ve bütün dünyamıza, bilhassa Ortadoğu da vuku bulunan savaşların sona erdirilmesine vesile olmasını dilerken hepimize barış, huzur, sağlık vermesini Yüce Yaradan dan temenni ederim..

 

İzlenme: 715 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1357 hit, 725 ziyaretçi, 827 ziyaret
Bu ay:
4683 hit, 2129 ziyaretçi, 2626 ziyaret
Toplam:
778049 hit, 245751 ziyaretçi, 341704 ziyaret