• DOLAR 3,8685 TL
  • EURO 4,5492 TL
  • Altın 156,2140 TL
GÖLBAL

ABD ve Avrupa’nın Dünya Üzerindeki Oyunları

Güler GÜRÇAY

Güler GÜRÇAY

E-Posta : haberci12@gmail.com


 

Dünyamızın birçok noktasında küresel güçlerin menfaati uğruna iç savaş kargaşası ve yapılan savaşlardan dolayı kan ve gözyaşı dinmiyor.

Silahlanmanın artmasıyla milyonlarca kişi evinden, yurdundan olurken küresel güçler kendi emelleri uğruna dünya coğrafyasını şekillendirmek için uğraşmaktadır.

Yapılan araştırmaya göre savaş çığırtkanlığı yapan ülkeler arasında en çok silah satanlar dikkati çekiyor.

2011’de Suriye’de iç çatışmanın fitilini ateşleyen kirli odaklar, orta doğuyu silah ambarına çevirdi ve bu nokta doğrultusunda Ortadoğu’da silahlanma oranı yüzde 86 civarında olurken, dünya silah ithalatının yüzde 26’sı Ortadoğu’ya yapılıyor.

 

Bu da şunu gösterir ki bu silah artışı milyonlarca aileyi yok etti.

Batı emperyalizmi barış adı altında savaş çığırtkanlığı yaparken İslam coğrafyasını savaşa sürükleyip, ırklar, mezhepler adı altında ise bölgede oluşan kaos ortamında yüz kişiden 26’sı evini, yurdunu terk etti.

Kaosun fitilini ateşleyen küresel güçler sattığı bu silahlarla da milyonlarca masum insanın kanı üzerinden nemalanıp milyar dolarlar kazanmaktadır.

 

Silahlanmayla birlikte bölgenin demokratik yapısı değişirken milyonlarca insan evini yurdunu terk etti. Evsiz kaldı. Henüz tüyü bitmemiş masum çocuklar, kadınlar bombaların altında can verdi.

Gençler ne için savaştıklarını anlamadan hayatlarının baharında barut kokularını teneffüs etti. Dağları, taşları döşek edindi. Çünkü bu kaosun imalatçısı küresel güçler için önemli olan; güç sahibi olmak.
Daha da güçlü hale gelmek için sahip olduğu güce güvenerek yeryüzünde sömürü çarklarını çevirmektedir.

Hiçbir hatırlatmaya gerek kalmadan ahlaki bir sorumlulukla verilen sözler, vaatler yerine gelmemektedir. Çünkü bunlar kendi değer ve yargılarına göre hareket etmektedir. Sözlerinde durmayanlara da bunu hatırlatmanın anlamı yoktur.

Günümüz İslam toplumlarında ne yazık ki hiç olmaması gereken durumlar oluyor. Bir toplum için, bir kültür için en büyük yoksunluk, zaaf; kendi dünya görüşünü, kendi değer sistemini temsil eden iradesine sahip olmamasıdır.

 

Sömürgeci bilgi yoluyla mezhepçiliği ortaya atarak insanları sorumsuzca savaşa götüren Avrupa’nın ta kendisidir. Varoluşundan beri ABD’nin sistemi; sömürgeci, katliamcı ve entrika üzerinedir. Kendi kıtasında yaşayan Kızılderili ve siyahi ırkçılıkla itham edilip gerektiğinde ikinci sınıf insan sıfatıyla özgürlük tanımaz.

 

En tehlikeli icadı atom bombasını kullanıp yüz binlerce insanın ölümüne sebep olup günümüze kadar gelen sakatlıkların imalatçısı ABD değil mi?

 Askerlerimizi Kore savaşlarına süren, binlerce şehit veren küçük devletlerin sanayileşmesini önleyen, ne kadar silah varsa bunlara kakalayan, ödemesi bitmeyen borçlara sokan Amerika değil mi?

Kıbrıs’ta katliam yapan EOKA’cının arkasında duran, terör örgütlerini kuran, İslam dünyasını kanlı bir şekilde parçalayan, gerekirse sömüren, ezelinden beri dünyanın başına bela olan bir avuç İsrail’in arkasında duran, Ortadoğu’yu ve tüm dünyayı meşgul ederek kana bulamasını destekleyen ABD değil mi?

 

İkiz kulelerin bile mizanesini yürürlüğe koyup kendi halkını katleden, Türkiye’de alevi-sunni, sağcı-solcu, ilerici-gerici diye milletimi bölmeye çalışan, İslam dünyasının resmi ve gayrı resmi ne kadar oluşumu varsa tüm bunların imalatçısı ABD ve Avrupa’nın ta kendisidir.

Velhasıl savaş demek yalnızca cephede düşman güçleriyle çarpışmak değil.

Savaşın gerisindeki sözde barışın nasıl allak bullak edildiğini düşünmek lazım.

Öyle görünüyor ki barışı kurtarmak lazım. Siyasetin işi, diplomasinin işi barıştır. Savaşlar olmasın, topraklar bölünmesin, analar ağlamasın, sevgililer ayrılmasın, kardeşler ağıt yakmasın. Ne olur…

 

Ahmet Hamdi Tanpınar mahur beste  eserinde; “cahilsin; okur öğrenirsin, gerisin; ilerlersin, adam yok; yetiştirirsin, paran yok; kazanırsın, her şeyin bir çaresi vardır.” Demiştir. Fakat insan bozuldu mu bunun çaresi yoktur.

 

Şeyh Saidi Nursi ne demiş “insanın bozulması tuzun kokması gibidir.”

Bunun en çarpıcı yanı ister çok yönlü ister ikiyüzlü dünya üzerinde oynanan oyunlardır. Sözün özüne gelinirse bu topraklar bizim, hepimizin.

 

Bizim yurdumuz bereketlidir. Bağrında beslediği insanlar içinizi ısıtır.

Şöyle bir hayal edin ki bereketiyle var olan  Anadolu ekinleri saçlarını savurur tarlalarında.

Dedelerimizin taşı toprağıdır. Bizim beşiğimizdir. Bunu böldürmeyelim.

Bölenlere fırsat vermeyelim. Fedakârlık hayatta kalmak içindir.

Birlik beraberliğimizi bu güne dek koruduk bundan sonra devam edelim.

Irkçı Avrupa’ya yem olmayalım.

 

İzlenme: 137 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
19 hit, 16 ziyaretçi, 16 ziyaret
Bu hafta:
1970 hit, 1250 ziyaretçi, 1326 ziyaret
Bu ay:
3469 hit, 2009 ziyaretçi, 2185 ziyaret
Toplam:
712074 hit, 222529 ziyaretçi, 307075 ziyaret