• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

ADALET VE İYİLİK

Galip AKENGİN

Galip AKENGİN

E-Posta : haberci12@gmail.com

 

 

Adalet ve iyilik ne kadar hoş, ne kadar rahatlatıcı sözler değil mi? 
Oh… Sanki su sesi, hışır hışır akıyor…

Geçen hafta yani 29 Ekim Cumhuriyetimizin 89. yıldönümü Cuma namazını Ataşehir’e bağlı Yenisahra camisinde eda ettim. Hutbeye çıkan Cami imamı, Cumhuriyetin faziletlerini anlattı. 

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’den örnekler vererek. Peygamber Efendimizin vefatından önce kendisinden sonra kimseyi işaret etmemesini örnek olarak gösterdi.
Cumhuriyetin çok partili döneminin demokrasiye geçişin isimlendirmese de hayata kattığı güzelliklerini aktardı. Hutbesini her cumada olduğu gibi, Allah Teâlâ şöyle buyuruyor, İnnallahe ye’muru bil adli, Allah’u Teâlâ “Adaleti, ‘vel ihsani’ ‘iyilik yapmayı’ ‘ve itaizil kurba, yakın akrabaya, düşküne bakmayı, emrediyor. Ve yenha anil fahşai vel munkeri vel bağy, Yeazikum lallekum tezekkerun. Fuhuştan, münker’den (Allah'ın yasakladığı şeylerden) ve azgınlıktan ( hakka tecavüzden) sizi nehyeder. Tutasınız diye insanoğluna emrediyor” ile bitirdi. Bu her Cuma hutbesinde okunuyor, her hoca bu ayeti okuyor amma bu hocanın anlatımı bir başka geldi bana, tek tek anlattı. Bu zaman için ve de çok anlamlı günlerde… 

HERKESE EŞİT ADALET

Herkese adalet olusaydı, dünya güllük gülistanlık olurdu. Adalet, kişiye ve zamana göre değil, herkese ve her zaman uygulanmalı. Aile hayatında veya toplum için, herkes için adalet. Adliye sarayların dış kapısının girişinde ‘Adalet mülkün temelidir’ şeklinde bir yazıyla karşılaşırsınız ancak içeri girdiğinizde, adaletle ilgili bir işiniz olduğunda durum farklı olabiliyor. Kişiye göre, renge göre, siyasi duruşa göre adalet olur mu? Bal gibi de oluyor. Adamına göre bu ülkede, Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku mevcut. 

BÖLGE İNSANIMIZIN HAKLARINI KİM VERECEK?


Bölge insanımızın hakkını yıllardır renginden dolayı veriliyor mu?
Yaşanan fakirliğin üstüne üretilen terör ve savaşlardan kaçarak başka diyarlara göç etmek zorunda kalan bölge halkının batıda ne kültürü kaldı, ne dünyası kaldı ne de ukbası.
rnBölgenin akarsuları üzerinden barajlar yapılıyor. Ekolojik dengenin bozulmasını bir tarafa bırakalım, meraları istimlâk edip tüyü bitmemiş insanların hakkını gasp eden üstünler, Türkiye’ye adalet dağıttılar. Kim diye soruyorsanız onlar kendilerini bilirler. Yarası olan gocunur. Kiğı bölgesi Peri suyu üzerinden yapılan istimlâklerin araştırılması halinde, açıkça ortaya çıkacaktır. İsim vermeden bir örnek vermem gerekirse: adamın 8 dönüm arazisi var, avukat tutuyor, Avukat bu 11 dönümdür diyor, mülk sahibi hayır 8 dönümdür diyor, avukat yine orası 11 dönümdür diyor. Mülk sahibi, ben karışmam ben 8 dönüm arazimin hakkını istiyorum gerisi beni ilgilendirmez deyip içinden çıkıyor. Bunun gibi nice hikâyeler var Peri suyunda…

Hadi Kul’dan utanmaz, Allah’tan da korkmazlar mı? Korkmuyorlar. 
“Burada adalet de benim, hakim de benim” diyenler geçmişte olduğu gibi bugünde atlarını koşturmaya devam ediyorlar.
rnKim bilir bunun gibi nice davalar olmuş, kimlerin canı yandı da haberi yok. Bu kişi cübbe giyen, halkın adaleti için görev almış hukukçu yapıyor. 

Anayasa değişikliğinden sonra bu sefer, “Üstünlerin hukuku mu, hukukun üstünlü mü” kimlerin üstünlüğü olacağını yaşayanlar görecektir.

SAĞLIK SKANDALI

Bir önceki sayımızda Bingöl’deki ille başlığıyla verdiğimiz dikkat çektirdiğimiz Kanser vakıaları haberimize “Bingöl il sağlık müdürlüğünden, Valilikten, Milletvekillerinden” hiçbir tepki gelmedi. Allah’a emanetiz. İlin suları kirliymiş, kolera mı varmış, kanser mi varmış, felç mi varmış, böbrek hastaları mı varmış, hiç önemli değil!

Bu hastalıkların sebebi ne? Bu sorunları kendine dert eden bir kurum görünmüyor. Buradan Sağlık bakanı müsteşar yardımcısı hemşerimiz Turan Bozgan’a yine iş düşüyor. Makama geldiği günden beri Devlet hastanesi, ilçe hastanelerinin doktor eksiklerini giderdiği gibi, yukarda bahsi geçen hastalıkların ve de özellikle Kanser vakıaları için bir heyet göndermesini bekliyoruz.

ADAKLI YOLU

Geçen sene yine Kasım ayında Bingöl’e gitmiştim. Adaklı’ya giderken kullandığımız Sancak üzeri sözde asfalt yolun dağılmış olduğunu, oluşan çukurlara dökülen çakıl taşların büyüklüğü ve yetersizliğini sayın valimizle paylaşmıştım. Kendisinin de o yolu kullandığını ve dökülen çakılların faydasız olduğunu kabul etmiş İl özel idare sekreter vekili Mehmet Işık’ı arayarak bu yolun durumu hakkında bilgi almış ve ne zaman yapılacağını sormuştu.

Mehmet Işık da 2010 Nisan ayı itibari ile başlayacaklarını söylemişti. Sayın valimiz yolun Sancak belediyesinin ekonomik imkanları olmadığından merkezden başlayarak devam edilmesini istemişti. Üzerinden bir yıl geçti. Sancak Başköy arası il özel idaresi tarafından yapıldı ancak Büyükbaşköy - Karaçubuk üzerinden Adaklı yolu hala yapılmadı. 

Ağustos ayında yine Bingöl’deydim. Sayın valimize yine yolu sordum, il özel idare sekreter vekili Mehmet Işık’ı çağırdı. Sayın valimiz “Adaklı yolu niye yapılmadı?” diye sordu. Işık, “Efendim Adaklı yolunun ödeneğini Adaklı Kaymakamlığına verdik. Kaymakamlık yapacaktı” dedi.

Ben araya girerek “İlçe yolunu özel idarenin yapılması gerekmez mi?” diye sordum. Ödeneği ilçe kaymakamlığına verilmiş. Oradan takip edin dendi bana. Dışarı çıktığım gibi Adaklı Kaymakamı sayın Kahraman ile durumu görüştüm. 

“Bize verilen ödenek KÖYDES ödeneğidir. Bu parayı ilçe yoluna kullanamam ki” dedi. 
Dün Bingöl’den Adaklı’ya Karaçubuk yolu üzerinden giden bir arkadaşım beni aradı. Bu arkadaşımın bir amcası da Ak Parti’den aktif siyaset yapıyor. “Yahu sen niye yazmıyorsun, az daha çukurdan kaçarken uçurumdan aşağı gidecektim".

Verilmiş sadakam varmış, ilk defa böyle bir tehlike yaşadım” dedi. “Amcana söyle de yolu yapsınlar” dedim. Amcası merkez sorunları ile yetkili olduğundan bir yaptırımı söz konusu değildi. 


Köy hizmetlerine bağlı olan bu yolun acilen Karayolları kapsamına alınarak keskin virajların tabelalarla uyarı işaretleriyle donatılması gerekmez mi?

Daha bir ay önce FEDAŞ memurunun aracı takla atarak kaza yapmış bir kişi hayatını kaybettiği o yolun bir an önce yapılması gerekir. Mevcut Milletvekillerimiz ve valimiz Adaklı’ya ve Kiğı’ya giderken Hasbağlar yolunu kullandıklarından dolayı görmüyorlar. Adaklı’dan Sancak arası Karaçubuk üzerinden daha kısa olmasına rağmen bilerek bu yolu kullanıyorlar.

“Gitmediğin yer senin değildir” demişler. 

Kurban Bayramı vesilesiyle ilçelere gidecek olan vekillerimizin bu yolu kullanmaları halinde kısa zaman önce yapılan yamaların ne kadar faydasız olduğunu, göreceklerdir. 

Bu bölgenin bir milletvekili olsaydı; bu durum olur muydu? Hayır olmazdı. 
rnHakkaniyet ve adaleti tahsis etmek herkese ve özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi vekillerine düşüyor. Sizler adaletli olmazsanız kaybedersiniz. Bir başka iddia da bu ilçe yolunun ödeneği başka bir yere kullanıldığı iddiaları var, doğru mu? 

KUZEYDERELİLER SAHİPSİZ

Bir dernek başkanının “Bizi Kuzeydereli
( Kızıldereli) olarak görüyorlar” sözü çok dikkatimi çekti. Kuzeydereliler proje yapar, yanıt yok, Kuzeydereliler, Kiğı Erzincan yolunun projesini Bakana sunuyor cevap yok, Kuzeydereliler Kiğı – Yayladere arasındaki yolun asfaltlanmasını talep ediyor, yanıt yok. Eskiden Kuzey diyorlardı şimdi, Kuzeydereli görmeselerdi; adaletli hizmet verirlerdi.

Bu sözcüğü herkes tekrarlıyor. Oysa Bingöl’de üç milletvekili var.

Son dört dönemdir Bingöl merkezin ağzıyla Kuzey ilçelerinden milletvekili çıkmıyor. Biri merkez, biri Genç ve biri de Solhan’dan seçiliyor. Zaza – Kurmanc ayırımını ben değil siyasi partiler yapıyor.

Bir önceki genel seçimde Kuzey ilçeleri belediye başkanları, siyasi parti ilçe başkanları iki toplantı yapıp bu ayırımı kırmak için görüştüler ancak başarılı olamadılar. Bu aktörler AKP’den adaylık almak istemişler ancak kabul görmeyince bu birlik de bozulmuştu.

Bu ilçelerin siyasi bir partiye odaklanmaları mümkün görünmüyor.
Baraj sorunu olmayan CHP’nin potansiyeli de zayıf görünüyor. 

Oysa CHP MYK’de iki Bingöllü var. İstanbul’da, İzmir’de, Bingöllülere yine kapılarını açan parti CHP’dir. İstanbul’da iki belediye başkan yardımcısı var. Sancaktepe’de bir Ak Partili belediye başkan yardımcısı var o da “Ben Kayseriliyim” diyor. 

Bingöl Ak Partiye Referandum’da % 96 veriyor. Genel ve yerel seçimlerde rekorlar kırıyor ancak İstanbul’un il örgütünde, ilçe örgütlerinde yetkin bir Bingöllü görmek mümkün değil. Bakanımız var dedik belki değişir biraz diye beklentiye girdik. 

Seçmen yoğunluğumuzun olduğu Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Kartal ve Beyoğlu ilçelerinde Ak Partiden bir meclis üyemiz bile yok. 

2009 yerel seçimlerinde Milletvekillerimize bu ilçelerde meclis üyesi aday adayı olan isim listesi gönderdim, bu hemşerilerimize destek verelim diye ancak bir gün gelip bu ilçeleri gezip destek olmayı bırakın bu ilçe başkanlarını arayıp bu insanlarımızın size müracaatları var, biz bunları tanıyoruz, referans oluruz demedikleri için, bizim İstanbul’daki Bingöllüler için hayal kırıklığı ile son buldu. 

12 Haziran bizim için bir başlangıç olsun

Şimdi genel seçime geri sayım başlamışken Kuzeyliler olarak yeniden düşünmeye başlamalıyız. Biz İstanbul’daki Bingöllüler hangi parti olursa olsun bir adayımıza kazanabilecek yer veren partiye çalışacağız kararı verdiğimiz gibi, Bingöl’de de Karlıova, Kiğı, Adaklı, Yayladere, Yedisu ve Sancaklılar olarak yeniden durumumuzu gözden geçirmenin zamanı geldi de geçti bile. Sorun bizim, karar bizim. 

Adaletle yaşanan bir devlet özlemiyle, Kurban Bayramınızı kutlarım…
 

İzlenme: 1160 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1272 hit, 682 ziyaretçi, 778 ziyaret
Bu ay:
4598 hit, 2091 ziyaretçi, 2577 ziyaret
Toplam:
777964 hit, 245724 ziyaretçi, 341655 ziyaret