• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Harp Hiledir

Fahri ALİMOĞLU

Fahri ALİMOĞLU

E-Posta : http://fahrialimoglu.com/

 

Meclis kulisinde televizyonların karşısına geçmiş büyük bir endişe ve merakla seçime ilişkin Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını birçoğu kollarını göğsünde çapraz kavuşturmuş- çaresizlik içinde bekleyen AK Partili milletvekillerinin gazetelerdeki fotoğrafı içimi acıttı desem yeridir.

Benden hiçbir farkları yoktu. Onlarda benim gibi televizyondan öğrendiler durumu. Matematiğin etkisiz elemanıydılar. Çarpmada, toplamada, bölmede ve çıkarmada işe yaramıyor, sonuca etki edemiyorlardı. Konumlarını muhafaza etmenin tek yolu vardı; teslimiyet.
Eksiksiz, koşulsuz, izahtan vareste en önemlisi alenileşmiş teslimiyet. Çünkü siyaset bizim yerli ve milli değerlerimize göre koşulsuz teslimiyet, sınırsız sadakat ve izahsız bir bağımlılıktan ibaretti.

Aylardır günde on kez “erken seçim yok, seçimler zamanında yapılacak, neden anlamıyorsunuz erken seçim yok, Türkçe konuşuyoruz anlamıyorsunuz isterseniz İngilizce söyleyelim yok” diyenlerin, bir gün kalkıp seçime daha 20 ay yani 600 küsur gün varken 60 küsur gün sonra seçime gidiyoruz demesini, siyaseten nezaketsizlik addetmek fazlasıyla nezaketli davranmak değil midir?

Ya da bu akışı siyaseten ahlaksızlık olarak tanımlayanı ahlaksızlıkla suçlamak mümkün müdür?
Peki, bunları başta kendi seçmenleri olmak üzere bütün ülkeye yalan söylemekle itham etmek haksız bir tavır olarak kabul edilebilir mi?
Rakip partileri “şapa oturtmak” için altı kalınca çizilmiş yüzlerce “seçim yok” cümlesinden sonra yarım saat içinde acil seçim ilan edenlerin “milleti şapa oturtmaya teşebbüs ettiklerini” söylemenin neresi yanlış olabilir ki?

Yavuz Bahadıroğlu isimli yazarımsı şey, “Seçimin öne çekilmesi isabetli oldu, harp hiledir” diye yazmış. Seçimi harbe benzeten ve hileyi hak gören bu zihniyet, kendisini siyasal iktidara eklemlemiş ve hayatını onunla kurduğu simbiyotik ilişki üzerinden idame ettiren, kımıl zararlısı bir zihniyettir. Bu yüzden ne başkalarının hakkı önemlidir nezdinde, ne de hukuku. Kendisini İktidarla öylesine tıkabasa doldurmuştur ki, kendinisinde bırakın başkalarını, kendisine bile yer kalmamıştır.

Ancak iktidarın “akılsız dostları” gurubuna mensup bu nesne, erken seçim ilanının bu haliyle hile olduğunu itiraf ettiğinin farkında bile değildir.

Yerli ve Milli başlıklı yazımda “yerli ve milli değerlere göre siyasi partiler liderlerin babasının malı, çocuklarının çiftliğidir” demiştim. Şimdi devam ediyorum. İki lider kendi partilerindeki 350 küsur milletvekilinin milletvekilliklerini hiç birinin haberi bile olmadan girdisi çıktısı 30 dakikalık bir toplantıyla bitirebiliyorsa -ki bitirdiler- siyasi partiler liderlerin malvarlığı envanterinde yer alan evladiyelikleridir demek eğrisiz doğrudur.

Meclis’in içi boşaltılmış, vekillik değersizleştirilmiş olsa bile kimler tarafından nasıl doldurulacağına yine liderler karar verecektir. Liderlerin malı olan siyasi partiler değil.

Gelişmeler sistemin değersizleştiğini siyasetin değil siyasetçinin kıymet kazandığını bağıra çağıra söylüyor. Artık sistem diye bir şey olmadığı gibi ortada siyasi parti denebilecek bir organizasyonda kalmamış durumda. AKParti bile iktidarda filan değil. Meclis’te tek başına bir çok kararı alabilecek yeterliliğe sahip olmasına rağmen İktidar olmanın çok uzağındalar. Çünkü iktidar tek kişide. O isterse 66 günde seçim de olur, OHAL’de uzar, savaş kararı da alınır.
BUHAL’de devam eder.

Siyasi partileri babalarının malı gibi kullananlar sadece iktidarlar değil ne yazık ki. Ülkemizde ister 8 seçim, ister 18 seçim kaybetsinler muhalefet liderleri de babalarının malının başında durmaya -utanmadan- devam ediyorlar. Önlerinde kaybedecekleri yeni bir acil seçim daha var. Yine kaybedecekler ve yine hiçbir yere gitmeyecekler. Bu kez muhtemelen OHAL’i bahane edecekler ama bu bahane önceki OHALSİZ zamanlarda yapılan seçimleri neden kaybettikleri açıklanmaya yetmeyecektir.

Hasılı;

Hakemin yanlış taç kararına gösterdiği tepkinin binde birini dahi bu erken, acil, yıldırım, hızlandırılmış seçim kararına göstermeyen milletin daha iyi yönetilmeyi hak ettiğini söylemek fantezidir. Muhalefete bakınca “Kim daha iyi yönetir?” sorusuna verilecek cevap, koca bir sessizlikten ibarettir.

Sandık demokrasisinin sonuna sonuna geldik. Sadece bizde değil bütün dünyada sandıktan çıkan irade değil, sandığa giren irade yönetir oldu ülkeleri. Ya da trafolara giren kedilerin sahipleri.

 

Birey olarak fikrimizin ve kullandığımız reyin daha değersiz olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Trump’u, Putin’i, Ruhani’yi insanların kendi özgür iradeleriyle seçmiş olmalarına aklım isyan ediyor.

Bizde adeta AKParti asla seçim kaybetmesin diye dizayn edilmiş gibi duran bu muhalefet yapısının yıllardır aynı şekilde var olmaya devam etmesini kendime bile izah edemiyorum. Durum tam bir “kaçınılmazsa” hali!.

Ne yapmak gerekir?

“Zevk almaya bakacağız galiba“. İki ay cümbüş içinde geçecek. Her aday en azından rüyasında Cumhurbaşkanı olacak bu ülkeye. Üstelik şöyle 5-6 adaylı bir seçim olsa tadından yenmez diye düşünüyorum.

Mesela;

Of ki Of liste.

Recep Tayyip Erdoğan

Muharrem İnce

Meral Akşener

Metin Feyzioğlu

Levent Gültekin

Selahatin Demirtaş

Doğu Perinçek

İlk turda sonuçlanması imkan ve ihtimal dahilinde değil gibi.

Abdullah Gül’ü unutmadım. Ancak o herhangi bir kulvarda yarışmayı unuttuğu ve kaybetmesi mümkün olan hiç bir seçime yıllardır girmediği için liste dışında kaldı.

Girse ne olur?

ittifaksız 2.tura kalması büyük sürpriz olur.

Naçizane tavsiyem;

Zevk alacağız. Başka türlü katlanılmaz bu zillete.

İzlenme: 291 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
208 hit, 79 ziyaretçi, 87 ziyaret
Bu ay:
4493 hit, 1929 ziyaretçi, 2334 ziyaret
Toplam:
765099 hit, 241404 ziyaretçi, 335320 ziyaret