• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

GİTMELİLER

Fahri ALİMOĞLU

Fahri ALİMOĞLU

E-Posta : http://fahrialimoglu.com/


Biz bir gece ansızın gelebiliriz demeye devam ederken abd bir anda ansızın Suriye’den çıkıyoruz dedi ve askerlerini çekmeye başladı.

Bu alışılagelmiş bir durum olmamakla beraber bölgedeki Kürtler için tarihin tekerrürü olarak tanımlanabilir.

ABDnin bu karardan önce kimlerle hangi anlaşmalar yaptığını bilmemiz mümkün değil. Hiç şüphesiz bir akşam rüya görüp sabahında Suriye’den çıkma kararı alınmamıştır. Ancak bu anlaşmanın Türkiye ile olduğu konusunda endişelerim var. Çünkü bölgede 70.000 kişilik bir ordu kuran ve bunlara ağır silahlarla donatılan ABD’nin bizimle bir anlaşma yapıp bölgeden çekilmesi akla yakın durmuyor.

Bu çekilme kararını bölgeden çok kime yarayacağı sorusunun cevaplarına bakmak lazım!

Kim kazandı?

Sıralamak gerekirse;

1- Suriye ve Esat

2- Bölgede kalan tek küresel güç Rusya

3- Şii Suriye yönetiminin bir başka hamisi Şii İran

4- Suriye’deki iç savaşın bittiğinden hala haberi yokmuş gibi davranmasına rağmen ve ancak kısmen Türkiye

Kim-ler kaybetti?

1-Ağır silahlarla donatılmalarına rağmen YPG-PKK. An itibarıyla TSK ve Esadın askerlerinin arasında  kalmış durumda. Üstelik gidebilecekleri başka bir yerde yok.

2-ABD ile çatışma ihtimalinin ortadan kalkmasına rağmen Türkiye

Hem kazanan hem kaybeden bir konumdayız. Gördükleriniz, nereden ve ne zaman baktığınıza göre değişebiliyor.

Ülkemiz açısından bu gelişmenin doğurması muhtemel sonuçları şöyle sıralayabileceğimizi düşünüyorum.

Fıratın doğrusu batısı ayrımı ortadan kalkmış durumda. Artık ABD yok. Bu sevindirici bir sonuç gibi görünse de, önümüzdeki günlerin bu olguyu teyit edecek gelişmelere sahne olması gerekir.

Sınır güvenliğimize yönelik tehditleri bertaraf ederken sınır ötesine düzenleyeceğimiz operasyonlar için bu kez İran ve Rusya ile herhangi bir anlaşmazlığa düşmememiz önemlidir.

Keza Suriye yönetimi ile birlikte çalışma iradesi (üstü kapalı da olsa) ortaya konmalıdır.

Suriye’deki savaşın bittiği artık kabul edilmelidir.

Bizim için tehdit olan unsurların Suriye için de tehdit olduğu gerçeğine sırt çevrilmemelidir.

Suriye’nin kendi sınır güvenliğini sağlama çabaları desteklenmelidir.

Suriyenin geleceği konusunda Rusya ve İran’la birlikte hareket edilmelidir diye düşünüyorum.

Sorun şu ki,

Böyle hareket edeceğimizi sanmıyorum.

Hala ÖSO diyoruz, hala maaş ödüyoruz bunlara.

Kim bunlar?

Esad’ın silahlı muhalifleri.

Bu sayfa kapanmadan Suriye’yle ilgili hiç bir olumlu gelişmenin bize yansıması mümkün değil.

Sınırlı seçeneklere sahibiz”

Ya Esad’la birlikte hareket edeceğiz ya da eskiden yaptığımız gibi Salih Müslim’le. Veya şimdiki gibi ikisiyle de kanlı bıçaklı olmaya yani aynı Suriye politikasına devam edeceğiz.

Esad’ın seçenekleri bizden fazla.

Bizimle yada YPG ile anlaşmak dışında Rusya ve İran’la birlikte hareket etme lüksüne sahipler. Ama doğru olanın iki devletin, Türkiye ve Suriye’nin anlaşması olduğunu ikisi de biliyor.

Anlaşmayacaklarını da herkes biliyor.

Biz de ya da onlarda yönetim değişmedikçe mevcut politikanın değişmesi imkansız olmasa da oldukça zor görünüyor.

İkisi de Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’ten danışmanlık hizmeti almışlar gibi davranıyorlar. Asla geri adım yok. Yanlışsa da devam, yalansa da devam! Çıkmaz sokağa girsen de devam!

Nereye kadar?

Bilmiyorum.

Ama şu açık.

Suriye politikamız başından beri yanlıştı.

Mülteci politikamız da doğru değil.

Bekçi devlet rolü yakışmadı bize.

Avrupa Birliğinin ileri karakolu olduk ve bu politikayla 5 milyon Suriyelimiz oldu.

Çok büyük bir bölümünün dönmeyeceği artık belli. Hem niye dönsünler ki? Suriyelilerin büyük bölümü Türkiye’deki en zor dönemlerini geride bıraktılar.

Üstelik İki ülke arasında savaştan önce 20 yıl fark vardı.

Şimdi sosyal yaşamımızdaki muhafazakarlaşmaya rağmen aramızdaki fark 50 yıla çıktı.

Orda bekleyen rahat bir yaşam yoksa neden gitsinler.

Ben olsam gitmem.

İlk etapta 30.000 Suriyeliye Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı verilmiş.

Türkiye’de doğmuş 150.000 bebeğe Suriyeli vatandaşlık vermek konusu tartışılıyor. Doğrusunu isterseniz Türkiye’de doğan bebeklere vatandaşlık verilmesi uluslararası hukuka uygun görünmektedir Bu bebeklerin Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmaya hakkı olduğunu düşünüyorum. Diğer Suriyeliler’e vatandaşlık verme fikri, bence çok iyi tartılması, üzerinde uzun zaman düşünülmesi gereken bir problem. Ve Suriyelilerin Türkiye’de kalması bu problemin çözümü değil.

Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri teşvik edilmeli ve hatta mümkünse dönüş kararı verenlere parasal yardım yapılmalıdır.

Suriye’nin problemi olması gereken Suriyelilerin bizim problemimiz olması kabul edilebilir bir durum değildir.

Yazıyı kafamdaki yankılanan sesi dinleyerek bitiriyorum. Şöyle diyor o ses.

Gitmeliler!

Gitmeliler!

İzlenme: 4946 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR