• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

VAR

Cafer YURTSEVER

Cafer YURTSEVER

E-Posta : caferyurtsever@gmail.com

Yağmur var.

Yağmur yağmıyor, yağmur var.

Üşümüş ellerini ağzında ısıtan çocukların, kömür sobalı evlerinde üşüyenlerin; gökdelen rezidanslarda çınlayan topuk sesinden ayakkabının markasını çıkaranların şehrinde yağmur var bu sabah.

Bu sabah, bu şehrin neresinde dün Urla’da yaşananlar konuşuluyor acaba?

Bu sabah, hangi şehrinde dün Urla’da yaşananlar konuşuluyor acaba?

Urla’da, Kadıköy’de, Edirne’de, Rize’de, Trabzon’da, Balıkesir’de… 

Bu sabah, memleketin hangi bölgesinde dün Urla’da yaşananlar yaşanıyor?

Kısaca İçanadolu, Ege, Karadeniz, Akdeniz  veya Trakya’da?

Sorun konuşulmuyor, sorun var.

Var olmak aşinalıktır, kanıksamadır.

Yoktan var edilmez, edilmiş bir kere.

Paylaşılmayan, paha biçilmez kılınan veya tam tersinden söylenirse,  göz dikilen şey nedir?

Toprak, şeref, namus, bayrak, ecdat, ceset, kan, don, gömlek…

Bunlardan hangisi dün Urla’da elden gidiyordu veya gasp ediliyordu?

Hiç biri.

Eline sopayı al mekanı bas, otobüsü minibüsü hurdaya çevir, cana kıy;  “şehitler ölmez” diye bağır!

Şehitler elinde sopayla mı şehit düştü?

Düello açmayınca insanoğlunu,  adına “savaş” dediği bir oyun buldu kendine.

Düelloda kişi kendi rızasıyla, savaş oyununda ise kişi başkasının rızasıyla ölür.

Sahiden ölür, ölü var denilmez artık.

Bir tek ölüm için “ölüm var” denilmez.

Çünkü biri ölür, diğerleri de onu gömer.

Bir saat tutmazlar ve camekana koymazlar; bir dakika yanına oturmazlar ve oturtmazlar.

Şehitler neden ölmesin ki, onlar daha kolay ölür.

Yoksa ölüyor da, biz mi onları yaşatıyoruz kalbimizde?

Hangi kalbimizde?

Kadınına, kızına, kız kardeşine ölümü reva gören serserinin kalbinde mi?

Kadını tarlada çalışırken, kahvede pişti oynayan adamın kalbinde mi?

Ağzından “ulan” lafından başka laf çıkmayan külhanbeyi nüshası adamın kalbinde mi?

Başkasının gözüyle gören, başkasının sözüyle konuşan adamın kalbinde mi?

Hangi kalpte..?

Bıyığına ter, kasığına su düşmemiş çocuğun kalbinde mi?

Alınan, çalınan, gasp edilen toprak, bayrak, namus veya şeref değil.

Kaybolan vicdan ve insanlık…

Altından yatağını, üstünden yorganını çekmek kimin haddine!

Farz edin ki, sokağa yeni bir dükkân açılıyor. Kuruyemiş, tuhafiye ya da nalbur…

Ya da yasaların kurulmasına izin verdiği, Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim pusulasındaki sırasını belirlediği bir parti büro açıyor.
Açamaz mı?

Uğruna ölmek istediğiniz devletin yasaları, “büro açabilirsin” diyor.  

Aynı yasalar değil,  ama uygulayıcıları had bilmezliğe de göz yumuyor.

Çocuklarınıza anlatamadığınız çok hikâyeniz var.
İnsanlık namına utanıp anlatamayacağınız bir hikâyeniz daha olmuş çok mu?

Bu gün yağmur var. Şehir açın ve tokun karnına göz dikmiş her gün ki gibi.

Aç tokun gözüne bakabiliyor, tok açın gözüne bakamıyor.

Birileri başını kaldırabiliyorsa hala, demek ki hala umut var birlikte yaşamaya.

 


 

 

 

 

 

 

İzlenme: 1687 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ