• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Metin Altıok sokağı

Cafer YURTSEVER

Cafer YURTSEVER

E-Posta : caferyurtsever@gmail.com

 Aşağıdaki yazıyı ben yazmadım, ama yazmak isterdim.
Aynı cümleler ve aynı duygularla.... 

 

 

 Yakından tanıdığın genç bir avukatın kaleminden çaldım.
Çalmadım, çekip aldım. 
Yazı Ali Anıl imzasıyla karerhaber'de yayınlandı. 
Belki bir gün adı anıldığında Bingöl çağrışımı yapan yerlisi, yabancısı bütün şairler Bingöl’ün sokak tabelalarında kendine bir yer bulur. 

Metin Altıok, Metin Kaygalak, Kemalettin Kamu, Ömer Berdibek, İlhami Sertkaya, Aydın Yurtsever
 gibi... 
Bingöl'ü tanıtmak için milyonlarca lira harcamaya; ele güne yalvar yakar olmaya gerek kalmaz o zaman. 
Tabi tozlu çadırımızdan çıkabilir, kendi kuytularımızdan başımızı kaldırabilir ve kendi canavarımızı alt edebilirsek.
Ağzından ateş püsküren bir canavardan söz etmiyorum. 
Çevlik cenderesinde semirtip, kaldırım üstü lastik örmeli tabureler üzerinde cilaladığımız ahkâm kesmeleredir sözüm. 

Muhteşem iç buhran hikâyeleri yazılan lastik örmeli tabureler üzerinde pudralanan ahkâm kesmelere... 
Uzak bir hayal olsa da yazmaya değer bunları.  
Bir sokağa ad olacakları yazmalı, ayaklarını başkalarına yıkatanların kentinde eğitim hakları ellerinden alınan öğrencilerin direnişi yanında çok sönük kalsa da…

***

"Bu dünyaya Metin Altıok bir kere gelir, tamam; peki Bingöl’e kaç kere gelir? 
Eğer alelade bir doğu turuna çıkmadıysa bu kalemde bir şair Bingöl’e bir daha ne vakit gelir, kaç yılda bir böyle şair memleket semalarında belirir?

(…) Türkiye’nin en büyük şairlerinden biri olması yönüyle ayrılan birinin, hatırasına gösterdiğimiz saygı ile edebi ve tarihsel kişiliğinin hak ettiği değeri arasındaki derin uçurumun sitemidir.

Aslında sitem de değildir. 
Bu tanımama, bilmeme, biliniyor ve tanınıyorsa da yok sayma, görmezden gelme, unutma, unutturulmak isteme, kayıtsız kalma, anımsayamama, yakın çağa, edebiyata, şiire, şaire yabancılaşma, ideolojik körlük halinin memleket özelinde tezahür etmesinin bünyede yarattığı şaşkınlıktır…

Tek bir anıyı bile muhafaza etmemiş olmak ya da sonradan inşa edilse bile şairin bu topraklardan geçtiğine dair tek bir emare, bir iz, bir belirti tesis etmemek; tek bir kazık çakmamak, tek bir direk yükseltmemek; şairin adını bir otele, bir sokağa dahi vermemek, verememek; herkesin görebileceği bir sahada alt tarafı iki satır şiir yayımlamamak; “şair Metin Altıok, falanca yıllar arasında Bingöl’de öğretmenlik yapmıştır. bu da onun notudur” yazan bir dipnot bile düşmemek, bir tabela asmamak, bir büst dikmemek, bir heykel yontmamak; Bingöl Lisesi’nde bir kütüphaneye, kütüphanenin bir köşesine adını vermemek sizi de beni düşürdüğü gibi hayrete düşürüyor mu?

Sanki Bingöl’den hiç Metin Altıok geçmemiş gibi, sanki Bingöl’den illa ki bir Metin Altıok daha geçecekmiş de bu yüzden bir tanesini yitirdiğimiz için üzülmek anlamsızmış gibi… 

Sanki Metin Altıok’tan bol ne bulunurmuş gibi… 

Sanki bakanlık bu sene Metin Altıok kadrosuna binlerce Metin Altıok daha alacakmış da henüz atamalar yapılmamış gibi..

Aynı Metin Atıok’tan bahsediyorsak, bu Metin Altıok, memleketin en büyük kalem ustalarından biri olan, 93’te “ormanlarla aynı kaderi paylaşan”, şehrimizin hanelerinin birinde ‘bir acıya kiracı’ olarak ikamet etmiş Metin Altıok değil mi? 
Söyle Bingöl, bir şairinin “duygu radarına” girmesi için ille de gönlünü Bingöl çobanlarına yayla yapması mı gerekiyor?  

Kalbine giden yol Bingöl Yaylalarından mı geçiyor? 

Bunun başka yolu yok mu?"  
İmza: Ali Anıl

 

İzlenme: 1668 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ