• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

ÇEREZ

Cafer YURTSEVER

Cafer YURTSEVER

E-Posta : caferyurtsever@gmail.com


Kız aradı.

İşten gelirken mahalleye girdiğinde arardı hep.

Bir ihtiyaç olup olmadığını sormak için.

"Annem evde mi?"

Baba, "yok kızım, yok daha gelmedi" dedi.

Sesi gürdü. Haklıydı. Anne evde olsa, babanın sesi gür çıkmazdı bu kadar.

"Babacığım gelirken ekmek alayım mı?"

"Al, al kızım."

Kız telefonu kapattı.

Baba topuklarını önündeki sehpaya koydu, arkaya yaslandı; yaslanırken ayaklarını uzattı.

Koltukla sehpaya iyice yerleştikten sonra elindeki telefonu yanına bıraktı.

Yılbaşı şart değil, her hangi bir gün bütün aile bir arada olmak... Anne baba çocuklar,  nene dede akrabalar; eş dost komşular...

Güzey şeydi aile olmak.

Televizyonun sesini yükseltti baba.

Oğlan, "okuduğumu anlayamıyorum" diye söylendi pencere dibindeki masadan.

Baba televizyonun sesini iki çizgi kıstı.

Kapı sesi duyuldu. Açıldı, kapandı. Poşet hışırtısı.

Baba televizyonun sesini bir çizgi daha kıstı.

"Sen misin kızım?"

"Ho ha hi!"

Baba ayaklarını sehpadan çekti.

Kızı, "sehpaya ayak konulur mu baba?" demesin ya da azarlamasın diye.

Poşeti mutfağa, çanta ve hırkasını da odasına bıraktıktan sonra koşa koşa geldi, babasını iki yanağından öptü. Abisiyle çak etti.

"Annem gelmedi mi daha?"

Baba önce, "gecikti" dedi, ardından, "günün nasıl geçti kızım?" diye sordu.

Kız babasının yanına oturdu.  Dizlerini babasına doğru çevirdi. Babasının ellerinden tuttu.

"Nasıl olsun babacığım, her günkü gibi işte."

Babasının yüzüne baktı uzun uzun.

"Sen nasılsın babacığım? Senin günün nasıl geçti?"

Baba gözlerini kapattı açtı, başını hafifçe oynattı. Demek ki, babanın da günü her günkü gibi geçmişti.

Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de baba çok içerlenmiş, çok kahırlanmış, çok söz etmişti.

Her gün memleketin halinden şikâyet etmesi kalbini yormaktan başka ne işe yarardı ki.

"Üzülme babacığım" diyerek teselliye girişti kız. Babasının daha çok üzülmesini istemiyordu.

Televizyondan taraf baktı.

"Ne yapıyorsun babacığım, sen hala...”

"Hani çıktığında televizyonu kapatacağım diyordun..."

"Kumanda nerede?"

Baba kumandayı televizyonun önüne bırakmıştı. Kendini dizginlemek için kumandayı en uzağa bırakmıştı yani.

Kız kalktı yerinden, televizyonu kapattı.

"Ha, şöyle!" dedi.

Ellerini çırptı. Şen bir sesle, “bu gün ziyafet var babacığım” diyerek müjdeyi verdi. Baba “ne ziyafeti” der gibi baktı.

“Çerez aldım” dedi kız.

Baba, “çerez mi?” diye sordu. Soracak oldu. Çünkü “mi” sesi tam çıkmadı. Elini kalbine götürdü. Eli varmadı oraya.

Zırhlı araçlardan bir konvoy geçiyordu gözlerinin önünden.  Her taraftan Mercedes marka arabalar çıkıyor; her yer altınla kaplanıyordu hızla. Son sözleri babanın, “bana zırhlı bir ambulans çağırın” olurdu nefesi kalsaydı. Koltuğa yığılıp kaldı. Topuklarını son kez sehpaya koyamadan…

 


 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                   

İzlenme: 916 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
425 hit, 125 ziyaretçi, 141 ziyaret
Bu ay:
4710 hit, 1972 ziyaretçi, 2388 ziyaret
Toplam:
765316 hit, 241444 ziyaretçi, 335374 ziyaret