• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

Nadas

Cafer YURTSEVER

Cafer YURTSEVER

E-Posta : caferyurtsever@gmail.com


 

Yerel basın nadasa bırakılan tarla gibidir.

Seçimlerde ekimler başlar.

Buğday, çavdar, arpa...

Eline ne geçer ve ne ekersen artık.

Dört mevsim.

 

***

 

 

 

Havalar ısınıyor.

Siyaset havası...

Yüzleşme havası…

Oyalama havası…

Baştakilerle eşiktekiler kucak kucağa, iç içe geçmeye çok yakın...

Aynı beşiğe sığmak neredeyse mümkün görünür iken...

Cumhurbaşkanının yol üstü söyledikleriyle bir rüyadan uyanır gibi oldu bir kesim.

Kısa süren bir uyanış.

Uyanıştan çok bir şaşkınlık.

Kürtlerin tehditlere alışkın ruh hali lades kemiği gibidir.

İkiye ayırması kolaydır.

Lades kemiğinin bir parçası her zaman devletin elindedir.

Diğer parçası sürekli el değiştiriyordu.

Bu sefer durum çok çok farklı.

Kürtler, tüm ret ve inkârları duymazdan geliyor.

Hatırlama güdülerini canlı tutuyor ve lades olmamaya kararlı görünüyorlar.

Kapalı kapılar arkasından konuşulanlar, orada kalmıyor eskisi gibi.

Düne kadar Kürtleri cep harçlığından olmayı göze almayan çocuklar gibi görenler, onları bu gün dişli rakip olarak görüyor.

Dolmabahçe zorunlu ve zorlama bir hamleydi aslında.

Olgunlaşmış, sindirilmiş bir tablo olmadığı yeni yeni çıkıyor ortaya.

Dolmabahçe'de verilen resmin samimi olmadığı, hükümet tarafının, vakur görüneyim derken, pili bitmiş robot gibi görünmesinden; Kürt tarafının da zafer çığlıkları atmak yerine, ellerinden alınmadan önce 10 maddelik deklarasyonu bir çırpıda okumaya çalışmalarından anlaşılıyordu zaten.

Kürtler, Dolmabahçe hamlesini bir zafer gibi göstermekten kaçındı.

HDP heyeti Dolmabahçe’den ayrıldıktan birkaç saat sonra partinin Bingöl eski il başkanları Halis Yurtsever tutuklanıyordu.

Bu, pilin tükendiğini gösteren anlaşılmaz bir tezat örneğidir.

Selahattin Demirtaş’ın tek cümlelik çıkışı ile “başkanlık konusunda anlaştılar iddiası” da çürütülünce…

İktidar partisi, ana muhalefet partisi, üçüncü muhalefet partisi ve devlet, inandırıcılığı tartışma götürmeyen o tek cümlenin enkazını kaldırmadan…

Nevroz günleri geldi çattı.

Nevroz günleri yüzleşmeyi hızlandırdı.

Nevroz günleri oyalamanın akrebini bile yerinden oynattı.

Nevroz coşkudur, sestir, hayattır, renktir, çeşittir.

Milyonca ses, milyonca hayat, çeşit çeşit renk…

Çekiçle demir dövmeyi nevroz diye yutturmaya çalışıyorlar hala. Bir kişi demiri tutuyor, bir kişi de demiri dövüyor. Sönük kalmaz mı bu kadarı, milyonların yanında?

Bir partinin kurultayını nevroza denk getirmesi düşündürücüdür.

Devletin, Dolmabahçe resmini uygun bulmaması düşündürücüdür.

Bu gün artık Kürtlerin samimiyeti test edilmiyor, sadece gölgelenmeye çalışılıyor.

Aslında düşündürücü olan budur.

 

Bedellerin nadas tarlası, buğday ya da çavdarın nadas tarlasına benzemiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                   

İzlenme: 1504 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1357 hit, 725 ziyaretçi, 827 ziyaret
Bu ay:
4683 hit, 2129 ziyaretçi, 2626 ziyaret
Toplam:
778049 hit, 245751 ziyaretçi, 341704 ziyaret