• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

İŞÇİLİKTEN SENDİKA BAŞKANLIĞINA

iscilikten-sendika-baskanligina

Sabri Erdemir, emek ve sendikal mücadelenin içinden yetişerek bugünlere gelmiş. Aynı zamanda kendi köyünün de dernek başkanı…
31 Mart 2012 Cumartesi 16:48

 

BAŞKANI KEMAL TÜRKLER’Dİ

1949 yılında Aftariç’te doğan Erdemir, 1959’da ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Burada okula devam etti. Ancak ortaokuldan sonrasını devam edemedi. Beş kardeştiler ve İstanbul’da tutunmaları için çalışıp alnın teriyle hayatını kazanması gerekiyordu. Çeşitli işlerde çalıştı. Asker dönüşü Otosan’da işçi olarak işe başladı.

Her zaman sendikal mücadelenin içerisinde yer aldı. 800 işçiyle birlikte işten çıkarıldı. Genel başkanları çok ünlü biriydi o zamanki sendikanın: Kemal Türkler. Öldürülüşünün üzerindeki sır perdesi bugün dahi aralanmayan ve sol çevrelerde efsane bir isim olan Kemal Türkler, Sabri Erdemir’in sözcüsü olduğu sendikanın başkanıydı. Bir gün vuruldu. “Faili meçhul” dediler, sonraki yıllarda çokça karşılaşılacağı üzere…



‘ÖRGÜTLÜ MÜCADELE AĞIR DARBE ALDI’

Bundan sonrasını kendi ağzından dinleyelim: “25 yıla yakın çalıştığı kuruma liman işine 1977 yılında başladım. Haydarpaşa’ya işçi olarak girdim. Sendikal işçiliğe her zaman önem verdim ve 2000 yılından 2011 yılına kadar çalıştığım işyerinde sendika baş temsilcisi olarak görev yaptım. Nisan 2011’de ise profesyonel sendikacı olarak Liman-İş’in İstanbul şube başkanlığına seçildim. Liman işçilerinin ve elbette işverenin de haklarını koruyorum. Hem işçilerin haklarını koruyor, hem de işyerinin devamı ve kalitesi için çaba sarf ediyorum. İşyeri yoksa işçi de olmaz zira.

Hemen eklemek isterim: Özelleştirmeler nedeniyle sendikal işçilik ağır darbe aldı son yıllarda. Özelleştirme yapılacaksa eğer, bu, var olan işçinin haklarının korunarak yapılması gerekir. Aksi olduğunda, işsiz kalan işçi haberlerini okuyoruz gazetelerden. Bizim sendikamız geçmişte çok büyüktü. Ancak son yıllarda diğer tüm sendikalarda olduğu gibi bizim sendikamızda da küçülme meydana geldi. Liman-İş bugün 18 iş kolunda örgütlü mücadelesine devam ediyor.” Türk-İş’e bağlı Liman-İş sendikasında geçmişte 210 Bingöllü’nün olduğunu söylüyor, bu sayı şimdilerde 60’lardaymış. Gümüşhaneliler ve Karslı’lar da oldukça çokmuş sendikada. Çoğu artık emeklilik yaşına gelmiş Liman-İş’teki işçiler. “En gencimiz 45 yaşında” diyor Sabri Erdemir. 1990’dan beri yeni işçi alınmıyormuş ve eski işçilerin iş yükü her geçen biraz daha büyüyormuş. Defalarca ilgili kurumlara başvurmalarına rağmen işçi alınmasını sağlayamamışlar.

KÖY DERNEĞİ ÇALIŞIYOR

Güneşli Derneği (Gün-Der) başkanlığı da yapan Sabri Erdemir, derneğin 1999 yılında kurulduğunu ve 2005 yılında kendi mülkünü edindiğini söylüyor. Oldukça faal bir dernek Gün-der. Daha henüz dernek bile değilken Güneşli köylüleri gaxendle, piknikle bir araya geliyormuş sık sık. Dernek folklor alanında çalışmış bir dönem. Gençleri yetiştirmişler. Öğrencilere burs sağlıyorlar. Ayrıca her ayın ilk perşembesi kadınlar günü düzenliyorlar. Yedi yıldır Yayladere’de düzenlenen festivale de maddi manevi destek veriyorlar. Köylerinin yolu asfalt değilmiş. Mezralarla beraber 15 hane varmış hali hazırda köyde. Dernek, köydeki çocuklara durumu iyi kötü ayrımı yapmadan eğitim yardımında bulunuyor.

Dernek yöneticilerinden Mehmet Hanifi Sağlam’la birlikte sorularımızı cevaplarken önemli bir konuya değiniyorlar: Köyde bir karakol var ve bu karakol köyün arazilerini işgal etmiş. İşgal edilmiş toprakları mayınlarla döşemiş asker. Bu mayınlar halen duruyor. Mayınların temizlenmesi için başvurmuşlar ama “mayınları biz de bulamıyoruz” cevabıyla şaşkına döndük. Kaymakamlık ise onlara Ankara’dan özel bir ekip getirtilerek mayınlı arazinin temizleneceği belirtilmiş ancak henüz ortada öyle bir ekip görmediklerini belirtiyorlar. Köyde askerin varlığı onlara hep sıkıntı olmuş anlattıklarına göre. Terörden doğan zararların karşılanmasıyla ilgili yasadan yararlanamamışlar. Çünkü askerin köydeki varlığı “güvenlik tamam” esasına göre zararların tazminine engel olmuş. Başkan Sabri Erdemir, “Mayınları arazilerimizin temizlenerek bize teslim edilmesini istiyoruz” diyor. Kyoto protokolünü de hatırlatarak, “arazilerin karasal mayınlardan en geç 2014’e kadar temizlenmesi Gerektiği”yle ilgili hükmü dile getiriyorlar. 


Haber okunma sayısı: 6087

GÖLBAL


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ