• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL
GÖLBAL

‘Sulh İslam’ın birinci şartıdır’

-sulh-islamin-birinci-sartidir

Bingöl’de Hafızefendi olarak tanınan Adaklı ilçemizin sevilen ilim, irfan ve şifa adresi Hasan Sırdaş Hocaefendi’yi evinde ziyaret ettik.
18 Mayıs 2013 Cumartesi 02:28


 Son çözüm süreciyle birlikte bir barış umudu doğduğunu belirten Sırdaş, “Sulh İslam’ın birinci şartıdır” dedi. “Bu barış sürecine canı gönülden destek olmak lazımdır” ifadelerini kullanan Sırdaş Hocaefendi, barış sürecinin sonunda bölgemizin yeniden gül kokacağını inandığını ve bunun için dua ettiğini vurguladı.

Sizi bilen ve tanıklık edenler; hastalara- düşkünlere, tıbben çaresizlere ışık olmuşluğunuzu Allah’ın bir lütfu olarak değerlendiriliyorsunuz. Siz Bingöl’ün gelişimini, kültürünü ve sosyolojisini nasıl görüyorsunuz?

Bingöl halkı kadar efendi, şefkatli, dinine inancına, misafirperver bir halk göremezsiniz. Bingöl ilim merkezidir. Alim yetişiyor, ekmeğini paylaşan bir halktır. Gelişimini ise yeterli olmadığı ortadadır. İşsizlik var. Yeterli fabrika yok. Bingöl’ün çok güzel hasletleri var ancak belini büken cehalet, fakirlik ve sefalettir. İnşallah ileri süreçte yatırım yapılmış olup bu sorunda ortadan kalkacaktır diye temenni ediyoruz.



Bingöl deyince bir uyuşturucu tacirliği gerçeği var. Güzel hasletleri olan bu halk neden uyuşturucuya meylediyor?

Evet, maalesef öyle. Cehalet halkı fakirleştirmiştir. Ekmek kavgası, açlık kötü bir durumdur. Aç insan tehlikelidir. Geçmişte bir zümre, kendi dışında kimseye eğitim hakkı vermediği için, eğitim görmeyen de açlık ve fakirliğin verdiği gaflet, insanları bu yollara sevk ediyor. Bu insanların inanç esasları zayıftır. Haramdır, necasettir bunu bilerek yapanlar az da değiller ama ne yapalım kemiksiz et olmadığı gibi, bu tür insanlar da bu ilimizi kötüleyemezler. İyiler, kötülerden her zaman daha çoktur.

SULH DİNİN TEMELİDİR

Hocam şu aralar bir barış süreci vardır, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sulh, İslam’ın en büyük şartıdır. Allah ayet ile bildirmiştir. Müminler kardeştir, eğer bir memlekette fitne varsa ve bu fitneye destek olunursa onun sonu felakettir. Dinimiz, Kitabımız, Peygamberimiz fitneyi uyandırmayın diyor. Allah, o fitneyi acilen izale etmek gibi bir görev veriyor. Fitne, katıl’den daha tehlikelidir. Felakettir, helakettir. Son 30 yıldır bu fitne durdurulamadı. İnsanımız kendi kendini öldürdü. Bundan daha büyük bir fitne olamaz. Bu barış sürecine canı gönülden destek olmak lazımdır. Fitneyi bertaraf etmek birinci şarttır. Kim ki bu sulh kapısından içeri girmezse; kıyamet gününde Allah’a cevap veremez. Kardeşliği yeniden inşa etmek lazımdır. Kur’an, bize bunu emrediyor. Resul’ümüz bunu emrediyor. Bunu yürekten destekliyor ve dua ediyorum. Yeniden memleketimize gül ve gülistan kokuları gelecektir. İnanıyor ve temenni ediyorum.

Allah’ü teala bir ayetinde “Hak gelecek, batıl zail olacaktır” diyor. Bu mutlaka gerçekleşecektir. Katiller, zailler, pislikler silinip yok olacaktır. 

O zaman geldi mi diyorsunuz?

Evet, gelecektir - gelmiş de olabilir. Allah’ın dediği mutlaka olacaktır. Allah’ın inayetiyle kalpler temizlenecektir. Sulh’u istemeyen fitnedir. Irkçılık kadar kötü bir şey yoktur. Peygamberimiz ırkçılığı men etmiştir. “Ben Arabım ancak Arap benden değildir” Peygamberimiz kendi ırkına sadece gelmemiştir. Bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Kimi Farisi idi, kimi Arap, kimi Acem idi. Allah’ü Teâlâ, “İnsanoğlunu kabile kabile, renk renk yarattım ki; biri birilerini tanısınlar diye. Üstünlük Allah’ın buyruklarını yerine getirmededir ‘takva’ budur” buyuruyor. Türk’ün Kürt’e, kimsenin kimseye üstünlüğü olamaz.

İnanıyorum bu ateş sönecektir. Allah bir daha bu fitneyi ümmeti Muhammed’e göstermesin. Bu barış olacaktır, hiç tereddüttüm yoktur, bu olay bitmiştir. Peygamberimiz bir hadiste, “Fitne uykudadır, Allah’ın laneti onu uyandıranın üzerine olsun” demiştir. Kardeşin kardeşi öldürmekten daha büyük bir felaket olamaz. Bu fitne binlerce insanın hayatına mal olmuştur. Rabbim bu fitnenin ateşini söndürsün. Bu vatan hepimize yeterdir. Bu topraklarda kimler geldi kimler geçti. Kimseye kalmayacaksa neden insan canıyla fikrinden renginden dolayı ölsün.

Medreselerin kapatılması bölgeyi nasıl etkiledi sizce?

Medreseler Doğu ve Güneydoğunun okullarıydı. Orada her çeşit ilim veriliyordu. Buna karşılık devlet kontrolünde İmam hatip kurdular. Bu okullardan da liderler çıktı. Her meslekten lider kişiler çıktı. Bunu da engellemeye başladılar, o zamanın yöneticisi dün dündü, bugün bugündür demişti.

Doğru dua nasıl kabul olunur, dua nasıl yapılmalıdır?

Allah buyuruyor ey insanoğlu, ey akıl ve irade sahibi ibret al, diyor. 1972 yılında Urfa’da namaz sonrası mukabeleyi ben okuyordum. Bir gün midem rahatsızlandı. Camiden çıktım, dış kapıda bekleyen çok sayıda dilenci vardı. İçinden birisi çok acıyarak ve çok tatlı bir lisan ile istiyordu, herkesten çok onun eline para verildiğini gördüm. Onu ibret aldım.

Siz isteyin kulum, temiz bir ağız ile isteyin diyor yüce Yaradanımız. Yalancının, haram yiyenin duası ret ediliyor. Evvela kendimize çekidüzen vermeliyiz. Kalbi temizlemek lazım. Dilinin söylediğini kalbi tasdik etmeden olmaz. Kalpte Allah rızası olmalı. İmanın şartı bu, dilinden söyleyerek ve kalpten inanırsan oluyor. Rabbim diyor ki; isteyin ama temiz bir dil ile isteyin. Önemli olan ihlâs’tır. Allah buyuruyor, “bana, Peygamberime ve Kitabıma itaat edin, dünyayı size hizmetkâr edeyim, sizin sevginizi milletin gönlüne neşredeyim” diyor.

Gençlere mesajınız nedir?

Her şeyin başı cehalettir. Bu sadece okumamışlık değildir. İslam hukukunu bilmeyen, İslam kültürünü görmeyen insan kaç tane üniversite okursa bile, cahildir. Kur’an ve Resulullah’ın yolu bellidir. Kendi hakkına sahip çıktığın gibi, kardeşin hakkına da malına da, ailesine de sahip çıktığı zaman huzur bulur, sonu Cennettir. Kurtuluş yolu budur, yöntem budur.

 

 

 

 Duayla şifa dağıtan Hafızefendi kimdir?

Hasan Sırdaş, 1945 yılında Adaklı Mercan Köyünde doğdum. Babam Eşref Bey, ben bir buçuk yaşındayken vefat ettiğinden Annem, aslen Adaklı Sevkar’lı olup Erzurum’da ilmi ve irfanı ile bilinen Babadereli Şeyh Ahmet Efendi ( Seyda’i Efe) ile evlendi. 25 sene Erzurum’da annemin eşi büyük evliya’dan eğitim alarak tahsilimi tamamladım. Baba köyüme döndüm. Evlendim ve hayatımı orda devam ettiriyorum.10 sendir kışın Bingöl’de evime yakın bir yurtta ders veriyorum, yazın da yine köyde geçiyor ilim ile meşgulüm.

 


Haber okunma sayısı: 7721

GÖLBAL


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
358 hit, 90 ziyaretçi, 110 ziyaret
Bu ay:
2759 hit, 1062 ziyaretçi, 1242 ziyaret
Toplam:
770998 hit, 243241 ziyaretçi, 337934 ziyaret