• DOLAR 3,8685 TL
  • EURO 4,5492 TL
  • Altın 156,2140 TL
GÖLBAL

Aybek'ten Bingöl Tanıtım Günleri Eleştirisi

aybekten-bingol-tanitim-gunleri-elestirisi

11-15 Ekim Maltepe etkinlik alanında gerçekleşen Bingöl Tanıtım Günlerinde İstanbul'da faaliyet yürüten bazı Derneklerin bilinçli olarak davet edilmediğini söyleyen Bingöl sivil toplum örgütleri iletişim heyeti üyesi Erdal Aybek, etkinliği tek renk siyasi bir bakışın organize ettiği için katılmadıklarını söyledi.
21 Ekim 2017 Cumartesi 01:02

 

 

   Aybek'in yazılı olarak yaptığı açıklama da şu şekilde...  

BİNGÖL GÜNLERİ ETKİNLİĞİNDEN GERİYE KALANLAR



  

İstanbul’da il günleri etkinlikleri kapsamında “Bingöl Tanıtım Günleri” düzenlendi.

Geniş katılımlı etkinliğin bileşenlerine bakıldığında temsile esas kabul edilen STK’lar, hazırlık sürecinden itibaren “bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar” basitliği ile bir kenara itildiler.

 

Tek tip konuşan, aynı renkleri taşıyan, yaranma yarışına zemin oluşturan, her önerilene “evet” diyen, en doğrusunu sadece “biz biliriz”  korosu oluşturulmuştur.

 

Sorumluluk mevkiinde olanların siyaseten bir amaçları ve hedefleri olabilir. Ancak böylesi önemli bir etkinliği buna alet etme hakları yoktur.

 

İstanbul’da tüm Bingöllü sivil toplum örgütlerinin ne denli köklü bir sürece sahip olduğunu burada yaşayan her Bingöllü gayet iyi bilmektedir.

90’lı yıllardan itibaren kurulan pek çok derneğimizde bu öncü ve bilge arkadaşlarımız ya kuruluşunda ya da kuruluş sonrasında aktif görevler almıştır.

 

Uydu ve ısmarlama yöneticilerimiz asla olmamıştır.

Dernekçiliğin en zor olduğu yıllarda hiçbir tereddüde meydan vermeyecek şekilde yüreklerini ortaya koyarak, bu sürecin örgütlenme bilincine ulaşması konusunda mücadele vermişlerdir.

Dernek ve sivil toplum örgütü kurmanın adeta suç sayıldığı, kimsenin cesaret edemediği o günlerde bu kimseler, gövdelerini taşın altına koyarak bizlerin oluşturduğu bu dernekleri kurmuşlardır.

 

Her bireyin kuşkusuz bir dünya görüşü vardır.

Ona saygı göstermek görevimizdir. Ancak kamusal sorumluluk mevkiinde olan STK’ların başkan ve yöneticisi pozisyonunda olanların hemşeri ile üyelerin birlik ve beraberliği ile  Bingöllülük paydasını sarsıcı tavır içersine girmeleri doğru olamaz... Ve de olmamıştır.

Kültürel bir etkinlikte siyasal bir partiye üye yapma standı açması, buna müsaade edilmesi kabul edilemez. Bu hangi parti olursa olsun.

 

İlimizin valisi ve diğer ilgili sorumluların yabancı olduğunu varsayarsak bir ilin ülkemiz içinde en fazla blok nüfusunun olduğu İstanbul’da bir etkinlik yapılması kararı alınırken kuşkusuz en öncelikli görevleri burada faaliyet yürüten tüm Bingöl adına kurulmuş STK başkan ve yöneticilerini sürece dahil edip, görüş,  öneri ve desteklerini almaktır.

 

Çünkü bu nüfusun oluşturduğu bu kurumlar insanları organize ederek daha fazla katılım sağlayabilirlerdi.

Gerçekten bu dernekler sürecin parçası olsalardı her bir dernek en az bir-iki dolmuş, otobüs tahsis ederek üyelerini bu alana taşıyamazlar mıydı?

Bu dernekler Ankara tanıtım günlerinde, gidiş-geliş 900 km olan mesafede, etkinliğe yüzlerce kişi götürmüştür.

Katılımın çok düşük olduğunun herkes farkındadır.

Pekala nedenleri etkinliğin başlangıç ve hazırlık sürecinde hatalarda gizli değil midir?

Sayın vali yanıltılmış olabilir. 2 federasyon, 3 il derneği, 1 vakıf, 6 ilçe ve 83 köy derneği hiç kurulmamış gibi davranılamaz. 95 derneğin pek çoğu Bingöl Vakfı’ndan önce kurulmuştur.

Sayın vali henüz kısa bir süredir görev yapmaktadır. Belki kamuoyunu ve Bingöl dışındaki Bingöllü STK’ları tanımamaktadır. Ancak diğer ilgili kurum ve yetkilileri bizleri gayet iyi bilmektedir…

 

Dernekçiliğimizin adeta akademisi olan Bingöl İl Derneği BİN-YAD, KAYY-DER, KARLI-DER, Yayladere Derneği gibi derneklerde emek veren ve yönetici yetiştiren bu kurumlar, tüm diğer derneklerin kurucu kadrolarını yetiştirmişlerdir. Yine bu dernekler 2 federasyon kurmayı başarmışlardır.

Ülkenin en geniş tabanlı Anadolu Konfederasyonunun kurucu federasyonları arasında yer almışlardır.

İstanbul’u özellikle İstanbul’da yaşayan Bingöllüleri yeterince tanımadığınızı, burada ilki 1993 yılında kurulan sivil toplum örgütlerinin yok sayıldığını, bu örgütleri kuran emekçi, vefakâr insanlarımız ile ilişki kurmaktan kaçındınız. Yok saydınız.  Bu doğru bir davranış olamaz.

 

 

Hasan Hayri ALKAN, İbrahim BAYRAM, Saim BAĞBARS, İbrahim AYBEK, Mahmut AKYÜREKLİ, Nevzat GÜL, Aziz ÇİÇEKÇİ, İlhan SEVİN, Selahattin AYDAR, Naci BUĞU, Suat YAZICI, Atalay ATİLLA, Nezihi ÖNALAN, Ahmet KOÇİBAR, Mücahit TANILIR, Yaşar AKYÜZ, Zeki MOLLAOĞLU  (her ikisi de rahmetli oldular), Mahmut VAROL, Erdal AYBEK, Nurettin ADEM, Ramazan AĞIRBAŞ,  Salim ŞEYHANOĞLU, Hakkı SAĞLAM,  Hüseyin ÇETKİN, Medeni KIRICI, Eyüp DENGEŞİK, Kemal YÜKSEL, Rahim BAŞKAN , Yüksel ÇİMEN , Ramazan GÜNTAY, Mehmet TÜZÜN, Burhanettin İRİKMEN, Salim SÖNMEZ, Muhittin TEMUÇİN, İsmail DOĞRUCA, Cafer YURTSEVER,  Ali AYDAR, Nail ERTUĞRUL, Salih BİNGÖL, Musa ÇELİK , tüm STK’ların  iletişimini sağlayan Haberci 12 Gazetesi sahibi Galip AKENGİN bunlardan sadece bazılarıdır….

 

Hiç birinden izin almadığım, bilgileri dışında adlarını yazdığım ve pek çoğunun da adlarını yazamadığım bu MÜSTESNA başkan ve yönetici vefakâr arkadaşlar bu günlere gelmemizin en önemli taşıyıcı şahsiyetleridir. Minnetle ve şükranla anıyoruz. Vefat edenleri de rahmetle yad ediyoruz.

İcazetle sivil toplum örgütlerine monte edilmemişlerdir. Zira her biri pek çok derneğin kurucusu ve yöneticisi olarak yıllarını vererek mücadele etmiştir.

 

80’li yıllarda İstanbul’a gelmiş, yaşam kavgasının yanında toplumumuzun örgütlenmesine inanmış saygı değer büyüklerimizin oluşturduğu birliktelik bireysel taleplerle heba edilemez.

Akil sayılan ve yıllardır emek veren bu insanlarımız yeni şartlara göre şekil statü peşinde koşmadılar.

TANITIM YERİNE SATMAYA ZORLANMAK

 

 

Kültürel el işi yapan alt üreticilerin kendi ürettikleri değerleri tanıtım yerine satmaya zorlanması kabul edilemez.

 

Etkinlik sahasında ilgili taşeron firma ve tertip komitesinin yer tahsisine bakıldığında gerçek Bingöllü üreticilerin yeterince yerleştirilmediği açıkça görülmektedir. Pek çok stand yabancıların mal sattığı ve Bingöl adı tabelaları ile süslenen satıcılardan oluşturulmuştur.

Bizler kendi köyümüzü, ilçemizi ve de ilimizin yetiştirdiği tüm ürünleri gayet iyi bilmekte ve de tanımaktayız. Çünkü orda doğduk, burada yaşıyoruz.

 

Hani zeytin, pastırma, örüklü peynir, kestane, kokulu ve renkli sabun, ahşap sepetler v.b. gibi ürünleri canhıraş Bingöl ürünü gibi satmaya çalışanların ilimiz ve kadim kültürümüzle hiçbir ilişkisi yoktu. Sırıtmadı mı?

 

Başta Bingöl Valiliği olmak üzere Bingöl Belediyesi ile ilçe kaymakamlıkları ve belediyeleri ile diğer ilgili resmi kurumların etkinlik kapsamında yeterince hazırlanmadığı, ilimiz adına verilmek istenen mesaja odaklanmadığı, yöresel ve mahalli ürün ve hizmetleri doğru seçmedikleri belirgin bir şekilde kendisini ortaya koymuştur.

 

Kendilerine tahsis edilen mekanlarda hem doküman, hem tanıtım materyalleri, hem de genel bilgilendirme yapma konusunda oldukça yetersiz oldukları adeta kahvehane misali oturulacak yer şeklinde işlendiği gözlerden kaçmadı.

Tüm etkinlikler kapsamında yerel motifli tek kostümün kimseye giydirilmediği Bingöl günleri etkinliklerinde bu bir gelenek halini almıştır…

 

Gerek Kürtçe, gerekse Zazaca konusunda adeta ketum bir tutum sergilendi. Hiç bir broşür, yazılı materyal bulunamadı. Dil, kültürü yaratan en önemli fonksiyondur.

Folklorik zenginliğimiz sayılan oyun ekiplerinin gösteriler yapması, hatta bu kapsamda bir müsabaka organize edilmesi gerekmez miydi?

 

Etkinlik kapsamında bir sempozyum, panel, söyleşi, bilgilendirme, sohbet toplantısı gibi hiçbir etkinlik organize edilmedi. Bu kapsamda İstanbul’da yaşayan Bingöllüler ile ilişki ve iletişim kurulması için bir zemin oluşturulmadı.

 

Bu denli önemli bir etkinliği hazırlık sürecinden itibaren politize etmek ancak ufku geniş sayın tertip komitesi yöneticilerinin aklına gelmiştir.

 

Feshane etkinliklerinde yapılan hatalar bu defa da kendisini fazlası ile göstermiştir. Sivil toplum örgütlerinin gelenekleri, prensipleri vardır.

Bu deneyimlere kapı kapatılmış, EN İYİSİNİ VE EN DOĞRUSUNU biz biliriz mantığının devamını görmekteyiz.

 

Şu unutulmamalı ki, her ilin tanıtım günlerinde ziyaretçilerin yüzde 50’lik bir kısmı yabancılardan oluşmakta, etkinlik alanına yakın olanların bu gibi etkinlikleri ilginç bulduğu için bu alana gelmektedir.

 

CEVAPSIZ KALAN SORULAR

Soru: Acaba neden birçok Bingöllü bu etkinliğe icabet etmemiştir?

 

Başka illerin etkinlik alanlarına belediyelerin ve de sivil toplum örgütlerinin tahsis ettiği taşıma araçları belirli güzergâhlardan insanları taşırken bizim insanlarımız bu haktan neden mahrum bırakılmıştır?

 

Etkinlik organizasyonunu yürüten komite İstanbul’da yaşayanları dikkate alarak neden ciddi bir tanıtım ve reklam çalışması yapamamıştır?

 

Organizasyon komitesi neden İstanbul’da faaliyet yürüten hemşeri derneklerini bu sürece katamamıştır?

Bingöl’den misafir ve görevli olarak gelen meslek oda ve birlik yetkilileri ile el zanaatları üreticileri adeta ortada kamış izlenimi vermiştir. Hiç birisi bunu hak etmemiştir.

Burada yaşayan benzeri meslek ve kurum temsilcileri ile istişare, tanışma ve kaynaşma adına tek bir adım atıldığı söylenemez.

Unutulmaması gereken, gelenler burada yaşayan bizlerin akraba ve yakınlarıydı. Akrabaların selamlaşması ile akraba olmayanların kaynaştırılması, tanıştırılmasının unutulmuş olması affedilemez.

Organizasyon komitesi neden Bingöl günleri programını geniş katılımlı toplantılarla müzakere etmemiştir?

Organizasyon komitesi İstanbul’da Bingöl ilçe, belde ve köyleri adına faaliyet yürüten tüm STK’ların adres ve iletişim bilgilerinin yer aldığı bir iletişim dosyasını neden sayın valiye sunamamıştır?

Organizasyon komitesi neden il adına yerel ve geleneksel ürünleri tadımlık ücretsiz dağıtımının yapılmasını organize edememiştir?

Organizasyon komitesi ulusal ve yerel basın kurumlarından neden destek alamamıştır?

Bu alanda akreditasyon yapılması neden sağlanmamıştır?

 

Organizasyon komitesi neden akademisyenlerden destek alamamıştır?

Organizasyon komitesi ilimize ilişkin tespit edilen sorunlar ve çözüm önerilerini içeren ciddi bir birifing dosyası neden oluşturmamıştır?

 

 

Afet ve deprem konusunda neden bir bilgilendirme yapılmamıştır?

Ekolojik doğa ve çevrenin korunması konusunda HES’lerle ilgili bölgede yaşamlarını sürdüren insanların kaygıları ve beklentilerinin karşılanması konusunda yapılan çalışmaların olup olmadığı neden sunulmamıştır?

TEMEL SORUNLAR DİLE GETİRİLMEDİ

İlçe ve köylerin temel sorunları ile ormanların durumu koruma tedbirleri konusunda bir sunum yapılmadı.

Bingöl Üniversitesi’nin Bingöl ile ilgili yaptığı ya da yaptırdığı akademik bir çalışmanın olup olmadığı neden sunulmadı?

Organizasyon komitesi neden muhalefet partilerine mensup milletvekillerini davet etmemiştir?

Neredeyse valize girecek kadar küçülen insancık gurubu protokol takibini burada da sürdürmüştür.

Ancak Bingöllünün Bingöllüye TANITIMI olmaz?

Vakıf başkanının tek yetkili gibi davranması etik midir?

Bir il adına tek başına karar almak kimin haddinedir?

Tüm bu çalışmaları politik bir saik ile ifade etmek doğru mudur?

Sorumluluk, görev bilinci, yeterlilik, liyakat mumla aranır oldu.

Hiç mi gençlerimiz yoktu?

Stantlarda yabancı HOSTESLER görev yapıyordu.

Hosteslerin insanımıza değer vermeyen kabalıkları, adeta sandalyelere yapışkan halleri, bizleri rencide etmiş ve bunu sağlayanların ayıbı sayılmıştır.

İstanbul’da yaklaşık 130 bin civarında Bingöllü olduğu farklı kaynaklarca ifade edilmiştir.

Bu nüfusumuzun en yoğun yaşadığı bölge İstanbul’un Anadolu yakası olup Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy, Pendik, Maltepe, Çekmeköy hemşerilerimizin yüzde 70’ini barındırmaktadır.

Etkinliğe gelen Bingöllü sayısı en iyi tahminle kaç kişidir?

Bizler yorumladık, ancak telaffuz etmekten vazgeçtik.

Bu bir ilk değil ikincisidir.

 

Önemli dersler çıkartmak gerekmez mi?

Bingöllüler hiçbir kişinin ve yapının dolgu malzemesi olarak kullanılamaz.

İktidar partisinde bir yer kapma, statü kazanma, yaranma ve yamanma gayreti bu etkinliği zedelemiştir.

BİNGÖLLÜLER’İN NEYİ EKSİK

Bingöllüler her şeyin en güzeline layıktır.

SONUÇ olarak bu etkinliğin en temel ve öncelikli mesajı neydi?

Bingöllü hemşerilerimize ve kamuoyuna hitap etmek…

İstanbullu misafirlere ve kamuoyuna hitap etmek…

İlimizi tüm yönleri ile etkin bir şekilde tanıtmak…

Amacımız bunu başarmak değil miydi?

Aksini hiç kimse söyleyemez…

Bingöllü olmaktan onur duyuyorum, ancak Bingöllüler gibi düşünmekten nefret ediyorum.

Basit, bencil düşünenlerin egemen olma gayretleri gözden kaçmadı

Konuşmaya cesareti olmayanlar susarak bu hataların tekrarına neden olacaklardır. Ben susmuyorum ve cesaretimle doğruları her Bingöllüye iletiyorum.

Saygıdeğer okuyucular, bu eleştirilerin nedeni özeleştiriye açık bir toplum olmamız gerektiğine inandığım içindir.

Yaklaşık 20 yıl pek çok STK’da ya kurucu, ya da yönetici olarak her kademede görev yaptım. En uzun süre görev yapan 3 kişiden biriyim. Bu örgütlerin içinden gelen biri olarak bu hakkı kendimde görüyorum.

Saygılarımla

 

 

 

Erdal AYBEK                                                                                                                                             

Sivil toplum Örgütleri İletişim Heyeti Üyesi


Haber okunma sayısı: 517

GÖLBAL


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
18 hit, 15 ziyaretçi, 15 ziyaret
Bu hafta:
1969 hit, 1249 ziyaretçi, 1325 ziyaret
Bu ay:
3468 hit, 2008 ziyaretçi, 2184 ziyaret
Toplam:
712073 hit, 222528 ziyaretçi, 307074 ziyaret