• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Kiğı’da aşure geleneği devam ediyor

-kigida-asure-gelenegi-devam-ediyor

Kiğı’da Gültepe ailesi tarafından geleneksel olarak her yıl düzenlenen aşure etkinliği, bu sene de bereketli geçti. Hazırlanan aşure ile merkezinde dağıtıldı.
13 Eylül 2020 Pazar 18:24

Merkezi Kiğı'da bulunan Adaklı ve Elazığ’da inşaat, gıda, mobilya ve akaryakıt sektörlerinde faaliyet yürüten Gültepe ailesi tarafından her yıl geleneksel olarak Muharrem ayının onuncu günü büyük kazanlarda yapılan aşure, ilçe esnafı ve gelen geçen herkese dağıtılıyor.

Konu ile ilgili gazetemize açıklamada bulunan Selim Gürtepe, “Atalarımızdan süregelen geleneksel aşuremizi yaptık ve yolda gelen geçen herkesle paylaştık. Allah kabul etsin inşallah” dedi.

AŞURE NE ZAMAN BAŞLAR, NE ZAMAN BİTER?

Aşûre günü oruç tutmanın fazileti olduğuna inanılır. O günde hububat karşımı aş (aşûre) pişirmek, sadaka vermek, mescitleri ziyaret etme gelenekleri ile birlikte, Müslüman olanların dînî halk geleneğinde önemli bir yer tutan aşûre, aynı zamanda Muharremin onuncu günü başlamak üzere, daha sonraki günlerde de özel merasimle pişirilip dağıtılan tatlıya isim olmuş ve sosyal dayanışmaya önemli katkılarda bulunmuştur. Çok eskiden beri devam eden aşûre aşı, Osmanlılar döneminde sarayda da pişirilmiş, “aşûre testisi” adı verilen özel kaplarla da saray dairelerine ve halka birkaç gün süreyle dağıtılmıştır.




Aşure günü, Muharrem ayının son gününe kadar idrak edilebilmektedir. Dolayısıyla 2020 yılında aşure yapımı için 17 Eylül tarihinin son gün olduğu söylenebilir.

ESKİ AŞURE GELENEKLERİ!..

Eski kaynaklara göre evlerde büyük helvahane veya kuzu kazanı içinde hazırlanan aşure ocaktan indirilince evin en yaşlısı kazanı kanştırıp bir Yasin-i şerif okur, kazanın ağzına kalaylı bir tepsi, bunun üstüne de beyaz bir örtü örtülür, aşurenin demlenmesi tamamlanınca tepsi alınır, evin en büyüğünden en küçüğüne sıra ile tas tas verilirdi. Herkes salavat getirdikten sonra yer, ayrıca tepsideki "aşure teri" denen buhar suyu da şifa niyetine göz kapaklarına ve alına sürülürdü.

Eskiden halk arasında aşure ile ilgili tuhaf inanışlar da vardı. Örneğin, aşure yenirken ağza gelen ilk bakla çiğnenmez çıkarılır, yıkanıp kurutulur ve para kesesine "bereket baklası" ya da "aşure baklası" denerek konurdu. Aşure pişerken karıştırmak için kullanılan kepçeye  delikli gümüş paralar bağlamak, daha sonra bunlan yıkayıp yine bereket olsun diye keseye koymak da adetti.

 


Haber okunma sayısı: 1438



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


BİNGÖL - HAVA DURUMU

BINGOL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
1487 hit, 690 ziyaretçi, 822 ziyaret
Bu ay:
3919 hit, 1904 ziyaretçi, 2186 ziyaret
Toplam:
813674 hit, 259137 ziyaretçi, 359073 ziyaret